Tarih, Gizem, İhtişam: Pera Palas’ta Bir Gece

Kraliçe II. Elizabeth, Ernest Hemingway, Şah Rıza Pehlevi, Pierre Loti, Agatha Christie, İsmet İnönü gibi isimleri ağırlayan, Mustafa Kemal Atatürk’ün birçok kez kaldığı hatta anısına bir odanın müze haline getirildiği, her alanı görkemli bu otele göz gezdireceğiz. Burada geçirilen herhangi bir vakit asla boşa harcanmaz ve her oda diğerinden daha muhteşemdir.

Karşılama & Odaya Göz Atış

Öncelikle giriş kapısının önüne geldiğiniz an karşılama ekibiyle karşılaşıyorsunuz. Valizleriniz için yardımcı oluyorlar ve giriş kısmına kadar eşlik ediyorlar. Salgın dönemi olduğu için öncesinde HES kodu kontrolü de yapıyorlar. Girişte de güler yüzle karşılanıp kaydınız yapılıyor aynı zamanda oteldeki etkinlikler konusunda bilgilendiriliyorsunuz. Bundan sonrasında yine eşlik edilerek odanıza adım atıyorsunuz. Otelde sergilenen tarihi asansör hala çalışır durumda fakat sonradan yapılan asansör kullanımda. Personel oldukça ilgili ve samimi, onlardan her türlü yardım isteğini yerine getirmeye çalışıyorlar.

Odanın girişinin bir tarafında oldukça güzel, antika bir gardırop bulunuyor. Zaten oteldeki eşyaların neredeyse tamamı bu tarz mobilyalar, açılışından itibaren yüz yıldan uzun süre geçmesine rağmen o ruh kesinlikle hissediliyor. Yatak nevresimleri de oldukça hafif ayrıca kuş tüyü yastıklar inanılmaz konforlu bir uyku deneyimi sağlıyor. Çalışma masası sayesinde hiç aklınızda olmasa bile en azından birkaç sayfa okumaya heveslendiriyor. Banyo oldukça temiz ve şık, ürünler de diğer oteller ile kıyaslandığında oldukça kaliteli. Haliç manzarasına sahip balkon ise öylesine yapılan bir balkondan çok, rahat vakit geçirilen bir balkon. Sadece tek sandalye olması birden çok kişilik odalar için ufak bir eksiklik fakat gözardı edilmesi kolay. Otomatik perdeler, klima, çay ve kahveler konfor açısından oldukça iyi. Televizyonda eğer internet erişimi olsa, fazladan aroma eklemiş olacaktı.

Reklamlar

Alanlar

Öncelikle bu otelde her alan görmeye değer. Merdivenler ile her kat çıkılıp eşsiz dekor ile ruhu beslemek çok iyi geliyor. Aynalı dolaplar, heykeller, çeşitli objeler oldukça ilgi çekici.

Ve elbette sosyal birçok alan mevcut.

Agatha Restoran, kahvaltı ve yemekler için geri kalan yerlerden daha sade döşeli bir yer. Siyah ve beyaz hakim… Menüye göre istediğinizi sipariş ediyorsunuz ve oldukça hızlı hazırlıyorlar.

Patisserie de Pera, oldukça sıcak döşeli, tam bir Fransız tarzını yansıtan oldukça hoş bir yer. Tatlıları çok kaliteli ve özenli halde. Özellikle küçük detaylara bayılmamak elde değil.

Orient Bar, güzel içkilerin sunulduğu insanı kitaplarda okuduğu toplantılarda hissettiren bir yer. Bazıları gürültüden şikayetçi olsa de yoğun olmayan zamanlarda şikayet edecek bir şey olmuyor. Belki mobilyalar biraz ağır fakat en güzel yanlarından biri bu.

Kubbeli Salon, benim kesinlikle en sevdiğim yer. Akşamüstü çaylarını piyanist eşliğinde içebilirsiniz ve bu deneyim sizi yine farklı bir ana götürür. Yoğun olmayan zamanlar için saat aralığında gidebilirsiniz ancak rezervasyonun gerekli olduğu günler de oluyor. Çay saatleri dışında eşsiz mobilyalarla çevrili alanda huzurlu vakitler geçirebilirsiniz. Ayrıca bir kısımda bulunan kütüphanede kitapları inceleyebilir, okuyabilir ya da özel bir işiniz var ise onu yapabilirsiniz. Biraz havaya ihtiyacınız olursa, hemen açık alana çıkar ve bulunan masalarda oturabilirsiniz.

Etkinlikler & Servisler

Çay saatinden bahsetmiştik. Bulunduğum zamanda 15.00-18.00 arasıydı ama muhtemelen dönemlere göre değişiyordur fakat zaten girişte bilgisini veriyorlar. Bunun dışında neredeyse tüm ayrıntıları odanızdaki televizyondan öğrenebilirsiniz. Pera Palas’ın tarihi, menüler, spa, çevrede gezilebilecek yerler güzel bir şekilde listelenmiş. Yine de aklınızda soru varsa bunun için aradığınızda bilgiye hemen ulaşabilirsiniz. Aynı zamanda müze olan otelde, benim en heyecan duyduğum kısım, Atatürk anısına ayrılan 101 numaralı odayı, belli saatlerde ziyaret edebilirsiniz. Size eşlik eden kişi odada bulunan eşyalar hakkında bilgilendirecektir. Konuşulanların dışarıdan duyulmaması için yarısı doldurulan kazan, Hintli mihracenin Atatürk’e hazırladığı esrarengiz halı, Ülkü Adatepe’nin bağışladığı sandık, Atatürk’ün özel eşyaları kesinlikle büyüleyici.

Genel olarak toparlamak gerekirse tarihin hissedildiği, ilgiyle karşılandığınız, her baktığınız yerde ilgi çekici eşyaların bulunması, birçok sosyal alan ve konforlu odalarıyla inanılmaz bir deneyim yaşatıyor Pera Palas. Ayrıca Agatha Christie’nin 11 gün kayboluşu gibi birkaç gizemli hikaye de duyabilirsiniz. İlk fırsatta Pera Palas deneyimini yaşayın!