Dört Nala Gelip: Orta Asya Türkleri İstanbul’u Çok İyi Biliyordu!

cold snow man bird

Bilinen ilk Türk delegeler 563 yılında İstanbul’a gitmişti. Bu, Orhun Yazıtları’nın dikilmesinden 120 yıl öncedir. Bu etkileşim, On-ok uruğu hükümdarı İzgil’in emriyle gerçekleşti. Beş yıl sonra da Soğdlar ticari ilişkiler kurmak için şehre gitti. İmparator II. Justinus, ipek ticaretinden ziyade Sasani’lere karşı bir müttefik bulma umuduyla bu ziyareti kabul etti.

Bizanslı tarihçi Menandros’a göre, bu Soğd elçilerin, adına pazarlık yaptıkları hükümdarlar Silziboulos (İstemi Yabgu, yani Bumin Kağan’ın kardeşi) ve oğlu Turxath (Turhat)’dı. Her ikisi de Göktürk Kağanlığı’nın en batı topraklarını yönetmekteydi. Hatta bazıları tarafından yönetim yetkilerinin İzgil’e denk olduğu düşünülür. Menandros çok açık bir şekilde, Turhat’ın Türkleri yöneten sekiz önderden biri olduğuna değinmektedir. İstanbul’a giden Soğd elçi Manyah, iade-i ziyaret amacıyla yolculuğa katılan elçi Zemarkhos’la birlikte İzgil’in makamına döner. Zemarkhos oldukça iyi ağırlanmıştır.

İttifak Yıkılıyor

572 yılında elçi Valentin, Turhat tarafından kabul edilir. Bu tarihte İzgil henüz yeni ölmüştür. Acısı taze olan Turhat, Bizanslılardan bir yas davranışı olarak yüzlerine faça atmalarını istemiştir. Ayrıca oldukça olumsuz ve düşmanca karşılanmışlardır. Çünkü Türklerin kaçak olarak gördüklere Avarlara sığınma hakkı veren kişi Bizans İmparatoru’ydu. O zamanlar Türk İmparatorluğu’nun batı sınır bölgesinin başlıca hükümdarı, İstemi’nin oğlu Tardu idi.[1] Daha sonraları bir büyükelçilikte Tardu, Valentine’i öfkeyle selamladı, Konstantinopolis’in İran’a yaptığı başarısız saldırısıya öfkesini dile getirdi.

On dil konuşuyorlar ve hepsinde yalan söylüyorlar![2]

Tardu
Reklamlar

Büyük olasılıkla tarihin en eski Yunan-Türk çatışması olan bu dönemin ardından 1048 yılında da Selçuklu ve Bizans arasında uyuşmazlık vardı. Ordular pek çok kez savaştı. 1300’lerde ise Osmanlı ve Bizans arasında büyük bir çekişme görülmüştü. 1453’te Osmanlılar Bizans İmparatorluğu’nun başkenti Konstantiniyye’yi fethetti. Bunu 1460 yılında Mora Despotluğu, 1461’de Trabzon İmparatorluğu, 1475’te Theodoro Prensliği ve 1500’de çoğu kara ve adanın alınması izledi. Rodos 1522’de, Kıbrıs 1571’de alındı. Girit ve İyonya Adaları 1669’da Bizanslardan değil, Venediklilerden alındı.

Kaynakça:
1. D. Sinor, S. G. Klyashtorny, The Türk Empire, sf: 333.
2. Peter B. Golden (2011), Central Asia in World History, sf: 39.