Bunları Biliyor Musunuz: Birbirinden İlginç Bilgiler I. Seri

İlginç bilgileri sever misiniz? Yıllardır internette aynı bilgileri tekrar tekrar okumaktan bıktınız mı? Öyleyse bu içerik tam size göre!

1. Sabah Ereksiyonu Yalnızca İnsanlarda Yoktur, Yani Muhtemelen

Bilmeyeler için, erkekler ortalama olarak her gece beş ereksiyon yaşamaktadır. Hatta sağlıklı bir erkeğin sabah ereksiyonuyla uyanması beklenir. Bu durum yalnızca cinsel değil, genel sağlığın da en önemli göstergelerinden kabul edilir. Eksikliği; düşük testosteron düzeyi ve kan akışı ya da daha ciddi sorunlarla ilişkilendirilir.[1]

REM uykusu (Rapid Eye Movement), uyku vaktinin yaklaşık beşte birini oluşturan ve her 90 dakikada bir yineleyen periyoddur. En canlı rüyalar bu evrede görülmektedir. Gece ereksiyoları REM uykusunda tipiktir. Bu uyku tipi sürügenlerde görülmese de kuşlarda ve neredeyse tüm memelilerde gözlemlenmiştir. Bunlara kediler, köpekler, yarasalar, köstebekler ve balinalar da dahildir. Göze çarpan istisna ise Avustralya dikenli karıncayiyenidir (ekidne).[2]

2. Türkiye, Kıtalar Arası Köprü Olan Tek Ülke Değildir

Yedi kıta baz alınarak yapılan kıtalararası geçiş ülkeleri kıyaslaması, düşündüğünüzden daha çekişmeli bir kulvardır. Tüm ülkelerin yaklaşık %12’si kıtalararası geçiş topraklarında yer alır. Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan Türkiye’ye bu konuda Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Rusya ve Yunanistan eşlik etmektedir. Mısır ve Yemen, Asya ve Afrika’yı birleştirirken Panama, Kolombiya, Venezuela, Trinidad ve Tobago, Kuzey ve Güney Amerika’yı birbirine bağlamaktadır. Şili (Antarktika’ya ek olarak) ve Ekvador Güney Amerika ve Okyanusya arasında, Danimarka Avrupa ve Kuzey Amerika arasında, İtalya, Portekiz ve İspanya Avrupa’yla Afrika arasında, Avustralya, Brunei, Doğu Timor, Endonezya, Malezya, Papua Yeni Gine, Filipinler ve Japonya Asya’yla Okyanusya arasında sürekli ya da molalı köprülerdir.

Reklamlar

Bazı denizaşırı ülkeler bu konuda çıtayı bir hayli yükseltmiştir. Bu göz önünde bulundurulduğunda ulusal sınırlar kapsamında Hollanda; Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika’da yer alır. Fransa; Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika, Okyanusya, Afrika ve Antarktika’da yer alırken bu konudaki rekor yedi kıtada da yer alan Birleşik Krallık’tadır.[3]

3. Havuzlarda Klor, Zehirli Olmasına Rağmen Kullanılmaktadır

Her yıl hastanelere pek çok klor nedenli vaka geli Rahatsızlıkların nedeni genelde havuz suyuna fazlaca eklenen klordur. Bunlar çoğunlukla bulantı ve kusma, öksürme ve aksırma, gözde, burunda, boğazda, deride yanma hissi, baş dönmesi ve göz sulanmasıdır.[4] Peki bu sorunlara rağmen havuz suyuna neden klor eklenmektedir? Filtreleri hala çalışan oldukça steril bir havuza bir nedenden dolayı klor eklemeyi kestiğimizi varsayalım. 2 hafta içerisinde havuzumuzda yeşil yosunlar oluşacaktır. İyi yanı haylaz çocukların artık daha az geliyor oluşu… Çünkü bir ay içerisinde su artık bulanık ve klorun birkaç zerresi ancak kalmış vaziyettedir. Dikkatli bakarsak merdivenlerin kuytu köşelerinde farklı alg türleri gözümüze çarpacaktır. İki ay sonunda yemyeşil kesilen havuzdan berbat kokular gelmektedir. Filtreler tıkanmış ve su düzeyi azalmıştır. Filtreler pembe bir zarla kaplıdır.

Bu noktada havuz siyanobakterilere teslim olmuştur. 12 hafta geçince ekosistem artık kendine yetmektedir ve yakınlarımızdaki tüm komşular taşınmıştır. Hiç kimseyi havuzumuza girmeye ikna edemeyiz. Artık havuzumuz toplum sağlığı için bir tehdittir.[5] Şimdi bunu günde yüzlerce insanı ağırayan umumi havuzlar için düşünün.

4. Bazı Toplumların IQ Düzeyi Gerçekten Diğerlerinden Düşüktür, Ama Başka Bir Nedenle

20. yüzyıldan beri küresel IQ’da bir yükseliş gözlenmektedir. Bu artışın nedeni eğitim düzeyiyle paralellik gösterir. Bu, uluslar arasındaki farklı IQ oranlarına da kısmen açıklama getirebilir. Zira Afrika ülkeleri hala bu tür eğitimsel gelişimleri görmemiştir (ve de dengeli bir beslenmeyi).[6] Gözardı edilemeyecek ilgi çekici bir diğer gösterge ise bir ulustaki enfeksiyonel hastalıkların prevalansıdır. İnsan beyninin gelişimi çok büyük bir enerji ister ve beden aynı anda bir deha inşa ederken bir ya da birkaç enfeksiyonel hastalıkla başa çıkamaz.[7]

Ulusal IQ’larda eğitim ve akademik katkı incelenirken göçler de dikkate alınmalıdır.

5. Veganlık Çevreye Daha Az Zararlı Değildir

Veganlık (ahlak felsefesi dışında) çevre hasarını da en aza indirmeyi amaçlayan bir yaşam biçimidir. Kırmızı etin üretimi gerçekten bir çevre felaketidir. Kanıtlanmış bir şekilde vegan beslenme biçimi, kırmızı et tüketen bir diyetten daha sürdürülebilirdir. Ancak görünen o ki veganizmin çevre bazında olumlu yanı bu kadarıyla sınırlı. Tavuk eti üretiminin emisyonu, bitkisel bazlı et üreten fabrikalarınkiyle aynıdır. Hatta hücre bazlı et üreten fabrikalar beş kat daha fazla emisyon üretir ki bu da kırmızı etten birazcık daha masum oldukları anlamına gelir. Vegan beslenme savunucularının ortaya attığı bir diğer iddia ise nakil sırasındaki karbon emisyonlarıdır. Oysa ulaşım salınımları tüm yiyecek sektörünün sadece yüzde altısına denk gelmektedir. Kaldı ki bunu neredeyse sıfıra indirmenin yolu, yerel yetiştirilen hayvansal etlerden satın almaktır. Zaten birçok meyve ve sebze, kıtalararası yolculukları sırasında korkunç miktarlarda karbon salınımı yapmaktadır.[8]

Veganlığın sembollerinden olan avokado, sayısız tarif içinde kullanılabilen çok yararlı bir meyvedir. Bir veganın protein, vitamin ve yağ asidi gereksinimini dikkate değer şekilde karşılayabilir. Ancak aşırı miktarda su gereksinimi vardır. Kaliforniya’daki yetişkin bir avokado ağacı, yazın, günde bir banyo küveti kadar suya gerek duymaktadır (yaklaşık 209 litre). Avokado yetiştirilen bölgelerin çoğunda su kaynakları büyük tehdit altındadır.[9]

6. Bir Şeyin Sanat Eseri Olup Olmadığı Kanıtlanabilir

Mona Lisa bir neden bir sanat eseridir? Picasso neden bir sanatçıdır? Sinema, fotoğrafçılık, moda sanat mıdır? Sanata karar veren nedir?

Sanatın ne olduğu ve kimin bu değerlere karar verdiği yüzyıllarca tartışılmış ve sanat eseri kabaca “estetik duygular uyandıran yaratı” olarak tanımlanmıştır. İnsanların ezici bir kısmında estetik duygular uyandıran değerleri (ya da ilkeleri) bulunduran eserler, sanat eseri kabul edilmektedir. Bu değerler; vurgu, ritim, denge, hiyerarşi, örüntü, boşluk, orantı, hareket, uyum ve kontrasttır. Bazı sanat eserlerinin nerede olduğunu öğrenmek için bu içeriğimizi okuyabilirsiniz.

Reklamlar

7. Bazı Hayvanlar İnsan Yüzlerini Ayırt Edebilir, Ama Düşündüğünüz Hayvanlar Değil

Tersini düşünmeye meyilli olsak da, insanların aksine, köpeklerde yüzleri hemen tanımaya yarayan bir beyin bölgesi bulunmamaktadır. Başka bir deyişle köpeğiniz nasıl göründüğünüzü umursamaz.

Bu yeterince ilginç değilse, oldukça asosyal türler olan kara kaplumbağalarının en çok ilgi duyduğu kısmın karşı bireyin yüzü olduğunu bilmek sizi şaşırtabilir. Görünüşe göre hayvanların yüzlere duydukları ilgi sanılandan çok daha erken evrimleşmiş.[10] Farklı insanların yüzlerini ayırt edebildiği deneylerle kanıtlanmış olan bazı hayvanlar ise; koyunlar[11], okçu balıkları[12], atlar[13], ahtapotlar[14] ve kargalardır[15].

8. Camilerin Şekli İslamdan Çok Hristiyanlıkla İlişkilidir

Osmanlılar esasen Selçuklu’nun dağılmasıyla 1300’lerde Anadolu’ya yayılan Türkmen beyliklerin mensuplarıydı. Dolayısıyla tüm beylikler aynı kültürü paylaşıyordu. Sıradışı politik ve sosyal tavırları nedeniyle bu beylikler çeşitli krallıkları yutup önce Balkanlar’ı, daha sonra da Konstantiniyye’yi fethetti. 1520 yılında neredeyse tüm Arap devletleri Osmanlı hükmu altındaydı. Bu güçlü yönetim 300 yıl kadar sürdü. Bu nedenle mimari izlere Cezayir’den Kahire’ye, Şam’dan İsrail’e, Saraybosna’dan Sofya’ya kadar tüm yakın coğrafyada rastlanır.

Cami dendiğinde dünyadaki insanların çok büyük bir bölümünün belleğinde canlanan bu tipik Türk cami modeli, ilhamını iki ana gelenekten alır. İlki Türklerin Uzak Asya’dan getirmiş oldukları ve Selçuklularla birlikte İran esintilerine bürünmüş olan ve en güzel örneklerine İznik civarlarında rastlanan yapılardır. İkinci ilham ise Konstantiniyye’nin alınmasının ardından minareler eklenerek camiye dönüştürülen Ayasofya’dır. Bu yapının tuğlaları, kubbesi ve cepheleri tipik Türk cami mimarisinin oluşmasında çok büyük rol oynamıştır. Hatta bu camiler neredeyse Ayasofya’nın replikasıdır.[16]

9. Dünyadaki İnsanların Yarısının Konuştuğu Diller Anadolu Kökenlidir

Portekizce’den Hintçe’ye, İzlandaca’dan Farsça’ya kadar, Hint-Avrupa dil ailesinin 445 dilinin tamamı köklerini antik Anadolu dillerinden alır. Anadolu dilleri, bu ailenin tükenmiş bir koludur. Modern Türkiye sınırları içinde en detaylı bilineni Hititçe’dir.

Anadolu’nun Yunanlaştırılmasıyla Likyaca ve Sidece gibi pek çok Anadolu dili (hepsinin Proto-Anadoluca adlı bir ana dilden türediği varsayılır) yok olmuştur. Yunanca ve Latince, daha sonraları Balkanlar’dan Avrupa’ya yayılmış ve birbirinden ayrılarak diğer Avrupa dillerini oluştururken, Hint dilleri İran üzerinden Hint Yarımadası’na yayılmıştır.[17]

10. Lut Kavmi’nin Eşcinsellikle İlişkilendirilme Nedeni Yanlış Çeviridir

Eşcinsellik karşıtı insanların din temelli teorilerini dayandırmayı en çok sevdikleri pasaj, Tevrat’ın Yaratılış Kitabı’ndaki 19:1-8 bölümleridir.

İki melek akşamleyin Sodom’a vardılar (…) Lut onlara yemek hazırladı, mayasız ekmek pişirdi. Yediler. Onlar yatmadan, kentin erkekleri –Sodom’un her mahallesinden genç yaşlı bütün erkekler– evi sardı. Lut’a seslenerek, “Bu gece sana gelen adamlar nerede?” diye sordular, “Getir onları da yatalım.” Lut dışarı çıktı, arkasından kapıyı kapadı. “Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın” dedi, “Erkek yüzü görmemiş iki kızım var. Size onları getireyim, ne isterseniz yapın. Yeter ki, bu adamlara dokunmayın. Çünkü onlar konuğumdur, çatımın altına geldiler.”

Yaratılış Kitabı 19:1-8
Reklamlar

Oysa İncil’e göre Sodom ve Gomora hiçbir zaman eşcinsellikle ilişkilendirilmemiştir. Hatta bu sözcük Kitab-ı Mukaddes’te geçmemektedir bile. “Fena işler” gibi kabaca çevrilebilecek orijinal İbranice sözcük to’evah gerçekten bazen cinsel birleşimi anlatmak için kullanılsa da çok fazla anlama gelmektedir. Encylopedia Judaica’ya göre sözcüğün anlamı düzene, ahlaka, geleneğe karşı olan tüm davranışlardır. İncil’e göre burada Sodom’un “fenalığı”, gerek duyan birinden yardımı esirgemesidir.[18] Kitap İbranice’den çevrilirken yapılan bu hata İslam ve Kuran’a da olduğu gibi geçmiştir.

Kaynakça:
1. Health Guide.
2. Oxford Reference.
3. Wikipedia.
4. Clear Comfort.
5. Quora.
6. M. Wicherts Jelte, V. Dolana Conor, L. J. van der Maas Han (2010), A Systematic Literature Review of the Average IQ of Sub-Saharan Africans, sf: 1–20.
7. M. Wicherts Jelte, Denny Borsboom, V. Dolan Conor (2010), Why National IQs Do Not Support Evolutionary Theories of Intelligence, sf: 91–96.
8. The Pitt News.
9. BBC.
10. Sky Biometry.
11. Science Daily.
12. Popular Science.
13. Frontiers.
14. Roland C. Anderson, Jennifer A. Mather, Mathieu Q. Monette, Stephanie R.M. Zimsen (2010), Octopuses (Enteroctopus dofleini) Recognize Individual Humans.
15. National Wildlife Federation.
16. Britannica.
17. Wikipedia.
18. Westar Institute.