Palyaçoların Ürpertici Tarihi: Yeni Nesil Bir Fobi Olarak Palyaço Korkusu

En eski palyaçolar M.Ö. 2400’de Mısır’ın beşinci hanedanı döneminde doğmuştur. Günümüzdeki komedi unsurundan farklı olarak sosyo-dini bir meslek grubu olmanın yanında aynı zamanda da rahiptiler.[1] Bu nedenle palyaçoluk, bedeni disiplinle eğitmekti. Ve sorunlarla başa çıkmak, kısmen de riskli bir performans sergilemek içindi.[2]

“Aptallık ve şakaların, din ve sihir gibi insan toplumunda derin kökleri olduğu düşünülünce mantıklı.”[3]

Peter Berges

Aslında palyaço figürü, günümüzdeki kökenini Yunan ve Roma tiyatrolarından evrilerek klasik İtalyan sanat komedilerine girmiş olan “zanni” karakterinden alır ve bu karakter şakacılıkla ve sersemlikle göze çarpar. Yaygın olarak sersem aşık tiplemesindeki, renkli karo desenli elbiseler ve siyah bir maskeyle özdeşleşen “arlekin” ile karıştırılır.

Sirk palyaçoları 19. yüzyıldan itibaren ortaya çıkmıştır. Modern sirkin de Philip Astley ile birlikte 1768 yılında oluştuğu düşünüldüğünde sirk ve palyaçoluk kültürünün çoğunlukla bir arada gitmiştir. Zira Astley, sahne aralarında izleyicilere keyifli anlar yaşatmaları için palyaçolar sahnede kullanan ilk kişidir.

1870*lerden bir palyaço.

Çağdaş Palyaço

Amerikalı komedyen George L. Fox kendi palyaço tiplemesiyle (Grimaldi, 1860) bilinirken Tom Belling “beyaz palyaço” yancısı “kırmızı palyaço” tiplemesiyle Viyana’da çalışmıştır (1970). Palyaçoluk açısından dönüm noktası olan bu kılık, alışık olduğumuz beyaz yüz ve kırmızı burundur. “Auguste” olarak da bilinen bu betimleme, Nicolai Poliakoff’un “Coco” tiplemesiyle büyük üne kavuşmuştur.

İtalyanca’dan dilimize geçen “pagliaccio” sözcüğü, çeşitli değişimlerle Fransızca, İspanyolca, Katalanca, Portekizce, Yunanca, Almanca (Fransızca’dan İsviçre halkına)[4], bazı Avrupa İbrani lehçeleri, Rusça ve Rumence’ye de girmiştir. Ancak sirk kültürünün yayılmasıyla bazı dillerde, İngilizce kökenli “clown” sözcüğü de kullanılır olmuştur.

1980’lerde ise palyaçolar çocuk eğlenceleriyle birlikte kötü karakter olarak sanatta da sıklıkla yer almaya başlarlar. Bununla birlikte çocukların ürkütücü bir figüre yakın bulunmaları “koulrofobi” (palyaço korkusu) adlı yeni nesil bir psikolojik sorun yaratmıştır.

Kaynakça:
1. Michael Bala (2010), The Clown: An Archetypal Self-Journey, sf: 50-71.
2. Dymphna Callery (2001), Through the Body: A Practical Guide to Physical Theatre.
3. Peter L. Berger (1997), Redeeming Laughter: The Comic Dimension of Human Experience.
4. Schweizerisches Idiotikon.