Şişman Çağın Modası – Moda Neden Büyük Beden Çalışmaz?

Obezite, küresel ölçekte giderek artmasına rağmen moda sistemi her geçen gün ince bedenlere daha çok odaklanmakta. Modanın üretimi çoğunlukla küçük bedenlerle sınırlandırılmakta ve büyük bedenleri üretme görevi bu alanda uzmanlaşmış şirketlere bırakılmaktadır. Aslında ideal beden olarak kabul edilen bu kadın figürü, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre düşük kiloludur ve bu beden tipinin güzellemesi 1950’lerden beri reklamlarda, TV programlarında, podyumlarda ve yarışmalarda yapılmaktadır.

Günümüzün ideal kadın figürü aslında düşük kiloludur.

Avrupa’daki pek çok beden sisteminde 46 bedenden yukarısını bulmak zordur. Bu ilk bakışta anlamsız görünür; çünkü 46 beden üstünü DSÖ’nün verilerine bakarak aşırı kilolu ya da obez kabul edip değerlendirdiğimizde, Anglo-Sakson ülkelerdeki potansiyel müşterilerin %60’ına, Avrupa’dakilerin %45’ine ve Brezilya’dakilerin %40’ına denk geldiğini görürüz. Peki bu paradoks nasıl açıklanmalıdır?

Reklamlar

Beden sistemi, seri üretimde standartlığı kesinleştirme işlevine sahiptir. Bu sistem sanayiden önce askeri alanda doğmuştur, ancak giysi üretiminin el yapımı olduğu ve endüstriye kaydığı II. Dünya Savaşı sonrası yıllarda giysileri sınıflandıran bir araç olmuştur. 

Kadın bedeni, yaklaşık 46 bedene kadar birbirine benzer oranlar gösterir. Bu beden ve ötesinde ise dramatik farklar gösterebilir. Göğüs ve bel arasındaki farkı standartlaştırmak olanaksız bir hal alır. CAD sistemine entegre edilmiş otomatik bir süreçte bile, küçük bedenler gibi yeniden üretilemez. Kısaca, daha büyük bedenler için özel kalıplar oluşturmak gerekir. Bu nedenle moda endüstrisi tarafından yaratılan giyim ürünlerinin büyük kısmı aşırı kilolu müşterileri kapsamaz. Bu beden sistemi ekonomik gerekçeler ve üretim sürecinden kaynaklıdır. Bu alan, giyinmesi pahalı olduğu ve sayısal olarak daha az bir nişi kapsadığı için moda sisteminden yavaş yavaş dışlanmaktadır.

Düz modadan farklı üretim süreçleri de içeren büyük beden, yalnızca malzeme bazında değil, yaratım bazında da ayrışır. Büyük beden modası, bedeni öne çıkarmaktan çok gizlemeyi amaçlar. Bu da ayrı bir alan olarak değerlendirilme nedenlerinden biridir.  Zaten en iyi büyük beden koleksiyonları bile ana moda haftalarının programlarında yer bulamamaktadır. New York’taki Full-Figured Fashion Week gibi özel etkinlikler altında var olabilmektedirler.

Büyük beden mağazalar, çoğunlukla büyük şirketlere bağlıdır. Ticari güçlerini marka ya da ürün politikasından ziyade bölgesel münhasırlıklarından alırlar. Bazı şirketlerde büyük bedenler mağaza içinde göze çarpmayan, yetersiz çaptaki köşelerde satılır. Bu tür giysilerin etkili ve özgürce muamele gördüğü tek yer “fatshion” adı altında yayın yapan moda bloglarıdır. Bu gibi nedenler hep birlikte büyük bedenler için özerk ama paralel bir pazarın gelişmesine yol açmıştır.

Birçok araştırma, aşırı kilolu tüketicilerin kendi modasını oluşturma konusunda belirli zorluklarla karşılaştıklarını ve kendilerine özel kıyafet seçeneklerinden memnuniyetsizlik beyan ettiklerini göstermiştir. Tabii ki, çoğu zaman büyük beden elbiselerin kötü oturmasından şikayet ederler. Ancak elbise, sadece daha derin bir rahatsızlığın işaretidir. Fazla kilolu ve obez bedenlerin tüm sosyal sınıflarda eşit olarak dağılmadığı, alt sınıflarda hakim olduğu bilinmektedir. Zaten bu nedenle moda sistemi yirminci yüzyılda onu görmezden gelmiştir. Modanın ilerici demokratikleşmesiyle, yani estetik ve anlamsal olarak nitelikli kıyafetlerin tüketiminin sosyal sınıflara ve alt etnik gruplara giderek yaygınlaşmasıyla birlikte, aşırı kilolu bedenler dünyası giderek potansiyel olarak çok ilginç bir pazar haline gelmiştir.

Peki tüm bunlara rağmen neden artistik markalar hala bu grubu da kapsayan giysiler üretmiyorlar? Çünkü büyük beden giyim pazarı estetik ve tasarım açısından çok zayıf göründüğünden, yerleşik bir moda markasının bu pazarın tipik unsurlarıyla özdeşleştirilmesi onu onarılamaz bir şekilde “kirletebilir”.

Reklamlar

Araştırmalara göre zayıf bir model bulunan kapağa sahip dergiler daha çok satmaktadır. İnsanlar ince beden istemekte ve okumaktadır. Bunlar da şişman vücutların moda dünyasından ayrışmasını açıklar. Teknoloji bugün yardımına koşsa da, tasarımcıları zayıf vücutlar için bir şeyler yaratmaya, şirketleri 46’dan küçük bedenler üretecek şekilde organize etmeye, tüketicileri kadın güzelliği idealini modellerin vücutlarıyla özdeşleştirmeye iten, gücünü halktan alan kolektif bir hayal gücü bulunmaktadır. Teknik ve ekonomik nedenlerle, sanayileşmiş moda sistemi ince bedenlere odaklanmak zorunda kalmıştır. İncelik giderek moda dünyasının önemli bir yönü haline gelmiştir ve kurumsallaşmıştır.

Kaynakça:
Paolo Volonté, Il Mistero della Moda Plus-Size.