Asla Umudunu Yitirme: Helen Keller’ın Müthiş Mücadelesi ve Akıllara Ziyan Zaferi

Helen Keller, 17 Haziran 1880’da Tuscumbia’da Yüzbaşı Arthur Henley Keller ve Kate Adams Keller’in sağlıklı bebekleri olarak dünyaya geldi. Ancak on dokuz aylık iken geçirdiği ateşli bir hastalık sonucuyla işitme, görme ve konuşma yetilerini yitirdi.

Helen için karanlık ve sessiz günler başlamıştı. Bu durum ailesini oldukça üzüyordu. Yıllar ilerledikçe durum kötüleşti. Helen çok zor bir çocuk olmaya başladı, ayrıca ailesi yaptığı her türlü yanlışa da göz yumuyordu fakat onlar da bu durumdan muzdariptiler.

Helen 6 yaşındayken annesinin okuduklarından öğrendiği kör ve sağır olan Laura Bridgman için yapılanlar onu oldukça etkilemişti. Bunun üzerine Baltimore’da bir uzmanla görüştüler. Helen’in bir daha görüp duyamayacağını ancak, eğitilebileceğini bunun içinse sağır çocuklarla çalışan bir uzmana gidilmesi tavsiye edildi.

Helen’in ebeveynleri, Graham Bell’e ulaştılar. Bell, telefonun icadından sonra sağır çocukların eğitimi ile uğraşmaya başlamıştı. Onlara Perkins Enstitüsü ve Massachusetts Sağırlar Evi’ni tavsiye etti. Ve işte her şey bu noktada değişmeye başladı.

Anne Mansfield Sullivan… Her şeyi değiştiren öğretmen. Görme yetisi azdı ve çalıştığı kurumda o da eğitim görmüştü. Sıradışı bir insandı ve sıradışı bir çocuğu eğitmeye başladı.

Başta her şey oldukça zordu. Helen, şımarık bir şekilde yetiştirilmişti ve öğretmeninin ona uygulamaya çalıştığı disiplini hiçe sayıyordu. Ailesi de Helen’e karşı korumacıydı. Bu şekilde ilerleme kaydedileceğini düşünmeyen Anne, aileyi ikna etti ve Helen ile ayrı eve taşındılar.

Bu aşamadan sonraki geçen günler yoğun bir çalışmayı da getiriyordu beraberinde. Anne, yorulmadan sıkılmadan Helen’e kelimeleri öğretmeye çalışıyordu. Toprağı öğretmek için toprağa dokunduruyor suyu öğretmek için elini suya sokuyordu. Günler bu şekilde geçti.

Ve o gün geldi. Helen ansızın anlayıverdi dünyayı, kelimelerin ne olduğunu. İlk öğrendiği kelime “su” oldu ve ardı arkası kesilmedi. Daha çok çalışmaya daha çok öğrenmeye başladı Helen.

“Ben bir kişiyim; ama gene de biriyim. Her şeyi yapamam; ama gene de bir şeyler yapabilirim. O yapabileceğim bir şeyleri yapmayı asla reddetmeyeceğim.

Helen Keller

Önce Massachusetts’da körler okulunda, New York’ta sağırlar okulunda okuduktan sonra eğitimini Massachusetts’da, Anne Sullivan’la birlikte 1896’da gittiği Cambridge School for Young Ladies adlı okulda sürdürdü. Daha sonra Radcliffe College kurumunda eğitimine devam etti. 1904 yılında mezun olan Helen, lisans derecesine sahip olan ilk sağır-kör kişi unvanını elde etti.

Kitaplar yazdı, diller öğrendi, ülkeler gezdi ve bir çok konuşma gerçekleştirdi. Politik duruş kazandı, sosyalist partiye üye oldu. Kendi sessiz dünyasında Anne Sullivan ile bir devrim gerçekleştirdi ve dünyayı anlamayı hatta yorumlamayı başardı.

1 Haziran 1968’de, hayatının ilk dönemlerinde olduğu gibi sessizce, uykudayken gözlerini yumdu. Külleri, kendisinden daha önce hayatını kaybeden öğretmeni Anne Sullivan’ın yanına gömüldü.

“Dünya ıstırap dolu olsa da yaşama sevinci çoğu zaman ağır basar.”

Helen Keller

Ardından filmler çekildi, çeşmeler yapıldı, anılmaya hep devam edildi.