Drag Kraliçelerinin Tarihi: Hepimiz Çıplak Doğduk Gerisi ise Drag!

Drag’ın tiyatrodan başlayan muhteşem tarihi İngiltere’de ortaya çıkmıştır. Shakespeare’in İngiltere’sinde 17. yüzyılda kadınların kendini toplum önünde göstermesi hoş karşılanmazdı. Yani kadın rolleri de kılık değiştirmiş erkekler tarafından canlandırılırdı. Bu roller düşünülenin aksine eğlence amaçlı değildi, zira tiyatro, kesin olarak kiliseye bağlıydı. Bu aktörler buna rağmen drag kültürünün ilk temsilcileri kabul edilirler.[1]

“Drag” sözcüğü İngilizce’de sürüklenmekle ilgilidir. Eylemin bu adı aktörlerin yerde sürünen elbiseleri nedeniyle aldıkları düşünülmektedir.

Drag kraliçeleri (Drag queen) genelde erkek performans sanatçılarıdır. Abartılmış bir kadınlık ve aykırı makyajlarıyla diğer tiyatral tiplemelerden kolaylıkla ayırt edilirler. Aradaki fark basit olarak, sanatçının bir “kadın” gibi değil de “drag kraliçesi” gibi giyiniyor oluşudur. Bu tiplemeyi canlandıran sanatçıların sahne performansı genelde canlı müzik söyleme ya da dudak oynatma, dans etme, podyum yürüyüşü, iğneleyici konuşma ve espridir. Kraliçeler batı eşcinsel kültürüyle derinden ilişkilidir.

Kendini bu dala adamış olan insanlar dışında sahne gereği giyinen sinema yıldızları ve hatta sırf istedikleri için dragvari kılığa girmeyi deneyen kişiler de mevcuttur. Ülkemizdeki en büyük ve önemli temsilcisi hiç kuşkusuz, Huysuz Virjin karakterini canlandırmış olan Seyfi Dursunoğlu’dur.

LGBTIQA+ bireyi olmak günümüzde dünyanın neredeyse yarısında yasaktır ve birkaç bölgede ölümle cezalandırılmaktadır. Gökkuşağı bayrak genel kabul altında bulunmuyor olsa da, kuir kültür her gecen gün daha popüler olmaktadır.[2] Giderek daha fazla ülke halk üzerindeki baskıyı kaldırmakta ve giderek daha fazla hükumet bu kimselerin varlığını tanımaktadır – hatta bazı eşcinsel bireyler devlet erkanı olarak da görev yapmaktadır.

Kaynakça:
1. Bernadette Deron (2018)
2. Wikipedia.