Evren Tek Midir? – Çoklu Evrenler Yorumu

Kuantum Mekaniği

Madde ve ışığın, atom ve atom altı seviyelerdeki davranışlarını inceleyen bir bilim daldır. Kuantum mekaniği; moleküllerin, atomların ve bunları meydana getiren elektron, proton, nötron, kuark, gluon gibi parçacıkların özelliklerini açıklamaya çalışır. Çalışma alanı, parçacıkların birbirleriyle ve ışık, x ışını, gama ışını gibi elektromanyetik radyasyonlarla olan etkileşimlerini de kapsar.[1]

Kuantum mekaniğinin temelleri 20. yüzyılın ilk yarısında Max Planck, Albert Einstein, Niels Bohr, Werner Heisenberg, Erwin Schrödinger, Max Born, John von Neumann, Paul Dirac, Wolfgang Pauli gibi bilim insanlarınca atılmıştır. Belirsizlik ilkesi, anti madde, Planck sabiti, kara cisim ışınımı, dalga kuramı, kuantum alan kuramı gibi kavram ve kuramlar bu alanda geliştirilmiş ve klasik fiziğin sarsılmasına ve değiştirilmesine sebep olmuştur.

“Evrenin sınırlılığı hakkında çok önemli bir şey olmalı, sınırsız bir evrenden daha özel ne olabilir?”

Stephen Hawking

Çoklu Evrenler Yorumu

Yıllardır teleskopla inceleyebildiğimiz, bilinen evren yaklaşık 93 milyar ışık yılı genişliğindedir. Ancak bu evren, hipotezsel çoklu evrenin çok küçük bir kısmına tekabül eder. Çoklu evrenin sonlu ve sonsuz var olması, olası evrenlerin hipotezsel bütünüdür ve bu evrenler var olan her şeyi; bütün mekân, zaman, madde ve enerji ve bununla birlikte fizik kanunları ve fiziksel değişimleri kapsamaktadır.

Çoklu evrenler hipotezi fizik camiasında çelişkili kaynaklara sahiptir. Fizikçiler çoklu evrenlerin var olup olmadığı ve bilimsel araştırmalar için uygun bir konu olup olmadığı konusunda farklı düşüncelere sahiptirler. Çoklu evren hipotezlerinden birini destekleyenler; Stephen Hawking, Stephen Weinberg, Brian Greene, Maz Tegmark, Andrei Linde, Michio Kaku, Clifford Johnson, David Deutsch, Leonard Susskind, Raj Pathria, Sean Carroll, Alex Vilenkin, Laura Mersini-Houghton ve Neil de Grasse Tyron’dır. Aksine eleştirenler ve çoklu evren sorusunun bilimsel olmaktan çok felsefik olduğunu, bu sorunun çürütülmediği için bilimsel olmadığını ya da sözde bilimsel olduğunu düşünen bilim insanları da vardır. Bunlar; Jim Baggott, David Gross, Paul Steinhardt, George Ellis ve Paul Davies’dir.[2]

Çoklu evrenler konusunda günümüzde iki görüş popülerlik kazanmıştır: biri Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ndeki Max Tegmark tarafından diğeri ise Kolombiya Üniversitesi’nden teorik fizikçi ve sicim teoristi Brian Greene tarafından ortaya atılmıştır.

1) Max Tegmark

Kozmolog Max Tegmark bilinen ve görünen uzayı kategorilere ayırmıştır. Tegmark’ın sınıflandırmasına göre bu seviyeler bir sonraki seviyeyi anlamayı sağlarken önceki seviyeyi detaylandırır.

Seviye 1

Kozmolojik ufkumuzun ötesi, düzensiz şişme ile ilgili genel tahmin edilen şey bütün başlangıç şartlarının gerçekleştirdiği Hubble hacmini kapsamak zorunda olan bir sonsuz uzaydır. Max Tegmark’a göre başka evrenlerin varlığı kozmolojik gözlemlerle doğrudan ilişkilidir. Tegmark kozmik gözlemlerin sunduğu verilerin başka evrenlerin varlığını çıkarsama ve tanımlamada biricik yardımcı olduğunu söylüyor. Bugüne kadar girişilmiş bilimsel tanımlardan paralel evren düzeyleri adını verdiği bir sınıflama oluşturuyor. İlk düzey çoklu evren adıyla anılmaktadır. Kozmik genişleme ve evrenin sonsuza yönelimi bu düzeyde bağlayıcı varsayılan oluyor. Birebir kopyanız sizden ancak Hubble hacimleri kadar ötede yer alabilir. Bundan dolayı, sonsuz bir uzayda aynı fizik kurallarına ve fizik sabitlerine sahip sonsuz sayıda evren olmak zorundadır. Bu gruplaşmalara örnek olarak; maddenin dağılımına göre neredeyse hepsi bizim Hubble hacmimizden farklı olmalıdır. Fakat sonsuz çoklu sonsuzlukta oldukları için Hubble hacimleri aynı ve özdeştir. Tegmark’ın tahminine göre özdeş bir hacim bizden 10^10^115 metre uzaktadır. Sonsuz uzay göz önüne alındığında, aslında evrende bizimkine benzer olarak Hubble hacimleri sonsuz sayıda olacaktır.

Seviye 2

Farklı fiziksel sabitlere sahip evrenler, kaotik şişme teorisine göre, kozmik şişme teorisinin bir çeşididir. Bir bütün olarak evren genişler ve bu durum sonsuza devam edecektir. Fakat evrenin bazı bölgelerinde genişleme durur ve kabarcıklar oluşur. Bu kabarcıklar ilk seviye embriyonik çoklu evrenlerdir. Linde ve Vanchurin bunların sayısını 101010,000,000 olarak hesaplanmıştır. Örneğin, farklı kabarcıklarda farklı fiziksel sabitler gibi farklı özellikler ile sonuçlanan kendiliğinden simetri kırılmaları ile karşılaşabiliriz. Andre Linde’nin belirttiğimiz bu köpük kuramı ikinci düzeyi oluşturmaktadır. Bu teoride, kaotik genişlemede öteki canlı alanların başka fiziksel sabitleri boyut ve parçacık tanımları olabileceği öngörülür. Bu seviye aynı zamanda, John Archibald Wheeler adlı salınım evren teorisini ve Lee Smolin en bereketli evrenler kuramını içerir.

Seviye 3

Kuantum mekaniğinin çoklu evrenler yorumu, Hugh Everett’in birçok dünyalar yorumlaması (MWI) kuantum mekaniğinin birkaç ana yorumundan birisidir. Kısaca, kuantum mekaniğinin bir yönü belli gözlemlerin kesinlikle tahmin edilemez olmasıdır. Bunun yerine, mümkün olan gözlemlerin bir dizi farklı olasılıkları vardır. MWI’a göre, bu olası gözlemlerin her biri farklı bir evrene karşılık gelir. Bir kalıbın altı yüzü olduğunu varsayarsak atışların sayısal sonucu gözlemlenebilir kuantum mekaniğinde karşılık bulur. Bu altı atış altı farklı evrene karşılık gelmektedir. Tegmark, 3. seviye hacmin 1. ve 2. seviyeden daha fazla olasılık içermediğini savunur. Aslında, aynı fiziksel sabitlere sahip 3. seviye hacmindeki “bölen” tarafından oluşturulan bütün farklı dünyalar 1. seviye Hubble hacminden de bulunabilir. Tegmark “seviye 1 ile seviye 3 arasındaki tek fark sizin doppelgangers’ınızın nerede olduğudur.” der. Seviye 1’de üç boyutlu başka bir yerde yaşarlar. Seviye 3’de başka bir sonsuz boyutlu kuantum Hilbert uzayında yaşarlar. Benzer şekilde, seviye 2’deki farklı fiziksel sabitlere sahip bütün kabarcık evrenler “bölen” tarafından oluşturulan “Dünya”ların etkisiyle kendiliğinden bir şekilde simetrik kırılmaya uğrayan seviye 3 kabarcık evrenler gibi bulunabilirler.

Seviye 4

En büyük topluluk ya da matematiksel evren hipotezi (mükemmel birlik kuramı) Tegmark’ın kendi bulduğu bir hipotezdir. Bu seviye, farklı matematiksel yapılar tarafından tarif edilebilir eşit gerçek bütün evrenleri dikkate alır. Tegmark soyut matematiği kullanarak bunun Her Şeyin Teorisi (TOE) olduğunu söyler. Örnek olarak, matematikçiler aralarında ilişki bulunan farklı türde dizi içeren bir (TOE) teorik modeli düşünür ve genellikle bir model bulmanın sistem bulmaktan başka bir şey olmadığını söylerler.

Bir bakıma matematiksel doğruluk fiziksel varlığın da delilidir. Bu durum fiziksel alışkanlıkların gözden geçirilmesini gözlemcinin algısını yeniden inşa etmesini zorunlu kılar. Jürgen Schmidhuber matematiksel yapıların çok iyi tanımlanmadığını söylüyor ve yapıcı matematik ile nitelendirilebilecek tek evren temsillerinin olduğunu itiraf ediyor. Ayrıca hesaplanabilir evrenlerin daha kısıtlı topluluğunu tartışıyor. Stephen Hawking’in geliştirdiği M- teorisi bu dördüncü düzeyde yer alır. Tegmark’a göre bu düzeyden sonra beşinci bir seviyeden bahsedilemez.[3]

Reklamlar

2) Brian Greene

B. Greene, ‘Saklı Gerçeklik’ kitabında pek çok açıdan Tegmark’ın sınıflandırmasına benzer, dokuz tür çoklu evren tipi tanımlamıştır.

Holografik Çoklu Evren: Holografi ilkesini temel alan bu varsayıma göre, evrenin sınırlayıcı bir yüzeyinde bulunan, bizim evrenimizle ilgili her şeyin yansıtıldığı bir paralel evren bulunmaktadır.

Simülasyon Evrenler: Teknolojinin bizimki kadar karmaşık evrenleri simüle edebileceği bir noktaya geleceğini söyleyen Greene, böyle bir durumda simülasyon olarak üretilecek çoklu evrenlerin de var olabileceğini belirtir.

Nihai Çoklu Evren: Çoklu evren varsayımlarının en uç noktası olan nihai model, kısaca yukarıdaki bütün teorilerin bir biçimde var olması gerektiğini söyler (mantık yasalarının ihmal edilmediği ölçüde).[4]

Kapitone: Kapitone evren sadece sonsuz evrende çalışır. Uzayın sonsuz miktarı ile, mümkün olan her olay sonsuz sayıda oluşacaktır. Ancak, ışık hızı bu aynı alanların farkında olmamızı engeller.

Enflasyon: Enflasyonist evren enflasyon alanlarını daraltan ve yeni evrenleri oluşturan çeşitli cepler oluşturur.

Membran: Membran evrenler M-teorisini takip ediyor ve her birinin diğerleri ile var olan 3 boyutlu bran olduğunu söylüyor. 

Halkalı: Halkalı çokluevren büyük patlamadan kaynaklı olarak çeşitli membranların çarpışmasını içerir. Evrenler zıplar ve zamanda geriye doğru gider, ta ki geri çekilip tekrar çarpışmalarına, eski içeriğin yok olup yenisinin oluşmasına kadar. 

Landscape: Landscape evrenlerin sicim teorisindeki calabi-yau şekilleri olduğuna inanılır. Kuantum dalgalanmalar düşük enerjili şekillere düşer, çevre tarafından farklı yasalar bir cep oluşturur.[5]

Kaynakça:
1.  “Quantum mechanics.” Britannica.com. 10 Ağustos 2014.
2. Tarihi Olaylar, Paralel Evrenler Teorisi.
3. Tarihi Olaylar, Paralel Evrenler Teorisi.
4. Alper Çakır, 2020, Kreatif Biri, Çoklu Evren Modelleri #1: Fiziksel Varsayımlar.
5. Vikipedi.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.