Zehrin Aşina Tadı: Zehir Nedir?

Zehir (venom) hayvanlar tarafından kullanılan bir bileşiktir. Hayvanın bedeni içerisinde sentezlenir ve ısırık ya da sokma refleksiyle enjekte edilir. Bazı hayvanlar zehrini yiyeceği hayvanı öldürmek için kullanılırken bazıları ise kendini korumak için risk faktörünü zehirler. Bazıları da her iki amaç için zehir üretir.

Reklamlar

Toksinler etkiledikleri beden kısımlarına göre sınıflandırılır. Zehrin üç ana türü bulunmaktadır. Nörotoksinler bilinen en ölümcül zehir türüdür. Sinirleri hedef alıp yok ettiklerinden felç, nöbet ve ani ölüme neden olurlar. Genellikle sucul canlıların zehri vardır ki bunlardan en ünlüleri balon balıkları ve mavi halkalı ahtapottur. İkisi de en güçlü nörotoksinlerden olan “tetrodotoksin” üretir.

“TTX” olarak da bilinen tetrodotoksin, kurbanın tamamen felç olmasına rağmen bilincini ölene kadar açık tutabilen tuhaf bir zehirdir. Bu korku verici durum genelde 4-6 saat kadar sürer. Eğer kurban 24 saat dayanabilirse genelde birkaç gün içerisinde iyileşme görülür.[1]

Böcek ve örümcek gibi canlıların zehirleri çoğunlukla bir insanı öldüremese de büyük acı verir.

Başka bir zehir türü ise sitotoksindir. Sitotoksinler hücreleri hedef alır ve kobralar gibi yılanların zehri sitotoksiktir. Bu zehrin içeriğinde “yayılma faktörü” denilen birkaç sindirim enzimi bulunur. Bunlar bölgesel ya da sistemsel arızalara neden olurlar. Zehir acıyla birlikte şişmeye, kanamaya ve su toplamaya neden olur ve nihayetinde ısırık izinin çevresindeki alan çürümeye başlar.

Hemotoksik zehir pek çok yılanın saldırı ve savunma bileşenidir.

Son zehir çeşidi ise zaman zaman sitotoksinlerin altında sınıflandırılan hemotoksinlerdir. Sitotoksinlerden daha farklı ciddi etkileri vardır. Bedendeki genel hücre tiplerinin aksine hemotoksinler yalnızca kırmızı kan hücrelerini hedef alır. Bu zehir proteinlerin yapısını bozarak kan damarlarını tıkar ve kan akışına engel olur. Böylece kan, vücudun en yakın uygun deliklerinden dışarı çıkmaya başlar: burundan, ağızdan, kulaklardan, anüsten ve gözyaşı kanallarından.

Kaynakça:
1. Tinsley Rudolf Harrison, Anthony S. Fauci (1997), Harrison’s Principles of Internal Medicine, sf: 796.