Çıkmaz Bir Sokak – Sosyal Fobi

Her insanda belli bir miktar kaygı bulunur. Yaşamsal olarak bu kaygı durumu gereklidir de. Ancak bazılarımız bu kaygı durumunu normalin üzerinde yaşar. Çoğu zaman durumun anlamsızlığını kavrasalar bile buna engel olamazlar. Gelin bu durumu birlikte inceleyelim.

Sosyal fobi, 1966’da Marksve Gelder tarafından tanımlanmasına karşın ilk kez Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’nın 3. Baskısında (DSMIII) yer almıştır. “Sosyal fobi” kavramı, konuşurken, piyano çalarken veya yazı yazarken başkaları tarafından gözlenme korkusu duyan hastaları tanımlamak için ilk kez 1903’de Janet (phobies des situations sociales) tarafından kullanılmıştır.[1]

Sosyal fobik hastalar, sosyal durumların çoğunluğunda (topluma karşı konuşma, insanlarla birlikte yemek yeme, genel tuvaletleri kullanma vb) olumsuz bir şekilde incelendikleriyle ilgili gerçekle orantılı olmayan bir korkuya sahiptirler (Montgomery 1995). DSM-IV tanı sisteminde sosyal fobi (veya sosyal anksiyete bozukluğu) “kişinin yabancılarla veya diğer bireylerin incelemesiyle karşı karşıya kaldığı, sosyal veya performans durumlarında belirgin ve sürekli bir şekilde korku duyması” temel belirti olmak üzere tanımlanmaktadır (APA 1994).[2]

Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği’nde belirlenen sosyal durumlar şu şekildedir:

  • Toplum içinde telefonla görüşme 
  • Küçük bir grup etkinliğinde yer alma         
  • Toplum içinde yemek yeme          
  • Toplum içinde bir şeyler içme         
  • Yetkili biri ile konuşma                         
  • Dinleyiciler önünde konuşma, rol yapma                                                            
  • Partiye/ eğlenceye gitme                                                  
  • Başkaları tarafından izlenirken çalışma         
  • Başkaları tarafından izlenirken yazma           
  • Çok iyi tanımadığı biriyle telefonda görüşme
  • Çok iyi tanımadığı biriyle yüz yüze konuşma 
  • Yabancılarla karşılaşma                                  
  • Genel tuvaletleri kullanma                              
  • Birilerinin oturduğu odaya girme                    
  • İlgi odağı olma                                                 
  • Bir toplantıda hazırsızlık konuşma yapma      
  • Yetenek, yeti veya bilgi testine tabi tutulma   
  • İyi tanımadığı birine onaylanmadığını veya aynı düşüncede olmadığını ifade etme            
  • Çok iyi tanımadığı birinin gözlerinin içine bakma                                               
  • Önceden hazırlanmış bir raporu bir gruba sözel olarak sunma
  • Romantik veya cinsel ilişki amacıyla birini tavlamaya çalışma                                          
  • Alınan bir malı parasını geri almak üzere  iade etme                                                         
  • Parti / davet verme                                                     
  • Israrlı bir satıcıya karşı koyma[3]

Sosyal Fobi Nedenleri

Sosyal kaygı bozukluğuna neden olan tek bir sebep yoktur. Rahatsızlığın oluşmasında genetik faktörlerin etkisi yüksektir. Aile üyeleri içerisinde sosyal fobili kişiler varsa diğerlerinde de görülme riski artar. Ayrıca, beynin korku yanıtını kontrol eden amigdala isimli bölümünün aşırı aktif olması fobi oluşumunu tetikler.

Sosyal anksiyete bozukluğu genellikle 13 yaş civarında ortaya çıkar. Çocuklukta yaşanılan kötüye kullanım, zorbalık veya dalga geçme öyküsüyle bağlantılı olabilir. Sosyal fobi oluşumunu tetikleyebilen diğer faktörlerden bazıları şunları içerir:

  • Utangaç mizaçlı çocuklar yetişkinlik dönemlerinde sosyal anksiyete bozukluğu için risk altındadır.
  • Kontrolcü ya da baskıcı ebeveynlerin çocuklarında sosyal fobi riski yüksektir.
  • Fiziksel görünüşleri ya da sesleriyle ilgili sağlık sorunu yaşamış bireylerde daha sıktır.[4]

Sosyal Fobi İle Mücadele

Bilimsel araştırmalar, özellikle bilişsel davranış terapisinin etkili olduğunu gösteriyor. Bu psikoterapi türü, hastanın kaygılarının nedenini araştırmasına ve korkularıyla yüzleşmesine imkan sağlar. Bilişsel davranış terapisi, çoğu psikoterapist tarafından uygulanır.

Sosyal fobi bazen antidepresif ilaçlarla da (tam olarak: selektif serotonin gerialım inhibitörleriyle, kısaca SSRI) tedavi edilir. Buna karşılık araştırmalar, özellikle uzun vadeli bilişsel davranış terapisinin ilaçlardan daha etkili olduğunu gösteriyor.[5]

Kaynakça:
1. Doç. Dr. Nesrin DiLBAZ, 1997, Sosyal Fobi.
2. M. Hakan TÜRKÇAPAR, 1999, Sosyal Fobinin Psikolojik Kuramı.
3. Türkiye Psikiyatr Derneği, Sosyal Fobi.
4. Medical Park, Sosyal Fobi Nedir?

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.