Gündüz Ayıklığı Tadında – Kahvenin Aşk Masalı Gibi Öyküsü

Kahvenin keşfine dair efsanelerden birine göre bu içeceğin kaşifi keçilerdir. M.S. 800-900 yıllarında Etiyopalı bir çoban, sürüsünü otlatmaya çıkarır. Bu sırada arazide bazı kırmızı meyveli çalılar fark eder. Keçilerini otlatmaya devam eder.

Reklamlar

Uzunca bir süre sonra yorulur. Başını kaldırdığında keçilerinin enerjisinin giderek artarmış gibi durduğunu görür. Bunun üzerine onların yedikleri bu kırmızı meyveli büyülü ağaçlara yaklaşır. Merakına karşı savaşı kaybedip bu baştan çıkarıcı meyveden bir ısırık alır.

Çekirdeğini tükettiğimiz kahve meyvesi aslında çoğunlukla kırmızı renklidir.

Kısa bir zamanın ardından kendini yepyeni hisseder. Çoban, bu meyvenin bedeni gençleştiridiğini anlamıştır bile. Keşfini çarçabuk manastırdaki keşişlerle paylaşır. Uzun süre uyanık kalmak isteyen keşişler bu meyveyi benimserler. İlk başta taze ya da kuru, hatta şarap benzeri mayalı bir içki olarak tüketilir. Zamanla çok popülerleşir.

Reklamlar

Ticareti 15. yüzyıla kadar Yemen’le sınırlı kalır ama daha sonra Mısır, Suriye ve Anadolu’ya yayılır. Osmanlı halkı su ve kahve arasında tepkime yaratarak pişirip açık alanlarda servis etmeye başlar. Dünya’nın ilk kahvehanesi ya da “kafe”si önce İstanbul’da, ardından Venedik ve Viyana’da açılır. İngiltere’nin çaya koyduğu yüksek vergilerin ardından Amerika’da “direnişin içeceği” kabul edilir.

1727 yılında Fransa, kahve kaynağını yitirmemek için Yeni Dünya’daki tüm kolonilerini denetlemeye başlar. Ancak Fransız ve Felemenkler arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle Brezilyalı albay Francisco de Melo Palheta çözüm aramak üzere atanır. Bu arada Fransız Guyanası’nın valisinin eşiyle de bir ilişkiye başlamıştır.

Reklamlar

Ayrılık günü geldiğinde valinin eşi, Palheta’ya bir demek buket verir. Buketin içine çimlenmeye hazır kahve tohumları saklar. Bu tohumlarla Brezilya günümüzün en büyük kahve üreticisi olmuş ve kahve burjuvazinin değil, hepimizin içeceği haline gelmiştir.[1]

Kaynakça:
1. Mark Pendergrast (2010), Uncommon Grounds: The History of Coffee and How It Transformed Our World, sf: 16.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.