Doğanın İnsan Sesi – Yeşil Teori

Yeşil Teori, her şeyden önce eleştirel teoriler grubunda yer alan bir teoridir. Yeşil teori, insan odaklı (anthropocentric) bir yaklaşımı temelden reddetmesiyle diğer bütün Uluslararası İlişkiler teorilerinden apayrı bir yerdedir. İnsan odaklı bir yaklaşım yerine, çevre odaklı (ecocentric) bir yaklaşımı benimsemektedir. Küresel ısınma, sınır aşan suların durumu, çölleşme gibi çevresel sorun ve felaketlerin insan yapımı sınırlardan bağışık oluşu, bu sorun ve felaketlerden doğan yeşil teorinin de benzer bir yaklaşıma sahip olmasını zorunlu kılmıştır. Siyasi sınırlardan bağımsız düşünme eğilim ve mecburiyeti, yeşil teorinin ulusaşırı (transnational) ilişkileri vurgulaması şeklinde somutlaşmaktadır. Özetle yeşil teori; çağdaş, ekonomik, siyasi ve toplumsal etkinliğin dünya üzerindeki ilişkiler bütününde yarattığı çevresel bozulmalara tepki olarak çıkmış, bu sorunlara dair detaylı incelemeler yapmayı ve yerel ölçekte demokratik katılımla üretilen çözüm önerilerinin küresel işbirliği ile de uygulanmasını kendine amaç edinmiş ve eleştirel grupta yer alan bir Uluslararası İlişkiler teorisidir.[1]

 Yeşil siyasetin uluslararası simgesi günebakandır.

Dünyada çevre konusunda yapılan araştırmalar, yayınlar ve gözlemler incelendiğinde üzerinde çalışılan ve sorun olarak tespit edilen ve yeşil teorinin konu alanına giren çevresel sorunları belirli başlıklar altında toplamak mümkündür. Bu sorunlar belirli bir öncelik sırasını yansıtmaksızın aşağıdaki gibi bir listeyi oluşturmaktadır :

• Nükleer kazalar
• Stratosferik ozon parçalanması, UV radyasyonunun artışı
• Genetik kaynaklar ve biyolojik çeşitlilikteki kayıplar
• Kaynaklar ve yeraltı suyunun kalitesi
• Asidifikasyon
• Tehlikeli atıkların taşınımı ve depolanması
• İklim değişikliği
• Orman tahribatı
• Atıkların imhası
• Nükleer atıklar
• Kentsel hava kalitesi
• Doğal kaynakların korunması ve hassas eko sistemler
• Havada bulunan dayanıklı toksik maddeler
• Sanayi kazaları
• Denizlerin doğrudan akıtma veya boşaltma ile kirlenmeleri
• Atıkların bertarafında toprak kontaminasyonu
• Tehdit altındaki türlerin korunması
• Troposferik ozon konsantrasyonundaki artış ve buna bağlı olaylar
• Toprak ve kaynak kontaminasyonu
• Atıklar
• Habitatların yaşam zincirlerindeki kopmalar ve yıkılmalar
• Yüzeysel sularda ötrifikasyon
• Nehirler vasıtasıyla denizlere kirlilik taşınımı
• Yeryüzü ve atmosfer arasındaki su alış-verişindeki değişiklikler
• Büyük nehir ve göllerin yönetimi
• Çölleşme
• İçme suyu temini ve güçlükleri
• Turizmden kaynaklanan baskılar ve değer kayıpları
• Gıdalarda hijyenik ve kalite güvenliği
• Kentsel atıklar
• Kompleks sistemlerin kirliliklere karşı dayanıklılıklarının gittikçe zayıflaması,
hassasiyetinin artması
• Dayanıklı organik bileşiklerin canlılarda birikimi
• Enerji ihtiyacının giderilmesi ve üretim sırasında ortaya çıkması muhtemel
riskler ve kirliliklere karşı güvenliğin sağlanması
• Toprak erozyonu
• Biyoteknoloji riskleri Küreselleşen Dünya’da Çevre Sorunları
• Yüzeysel suların mikrobiyolojik kirlenmesi
• Denizlerde petrol döküntülerinin çevre kirliliğine yol açan tabaka ve alanları
• Deniz seviyesi yükselmesi
• Toprakların aşın ve yoğun kullanımı
• Yeni araştırmalar sonucunda olduğu gibi değişen ekolojik dengelerin gereği
olarak da yeni organizmlerin literatüre katılması
• Endüstriyel hammaddelerde açık
• Deniz kıyılarındaki erozyon
• Doğal radyoaktivite (Radon)
• Tarım alanlarındaki kayıplar
• Biyocoğrafik kuşaklardaki değişmeler
• Sulak alanların kurutulması
• Seller, kuraklıklar, fırtınalar
• Dalga boyu 10 – 8 metreden uzun olan radyasyonlar
• Toplum hekimliği
• Peyzaj değişikliği
• Gürültü
• İş sağlığı
• Kültürel mirasın kaybı
• Sismik faaliyetler, volkanlar
• Zararlı böcekler ve çekirgeler
• Sıcak su kirliliği [2]

Ana akım teorilerin çevreye yaklaşımları, yeşil teori tarafından bazı nedenlerle eleştirilmektedir. Realizme göre alçak politika konusu olan çevre sorunları, devleti tehdit etmediği sürece göz ardı edilebilir. Liberalizm ise çevre sorunlarını ekonomik performansa ve insan refahına vereceği zararlar üzerinden değerlendirdiği için eleştirilmiştir. Bunun haricinde bu sorunlara çözüm olarak rejimlere ve uluslararası örgütlere görev düştüğünü ileri sürmüştür. Oysa yeşil teorisyenler insan merkezli çevre anlayışı yerine, doğa merkezli çevre yaklaşımı mantığına sahiptirler. Buna göre insan-hayvan, insan-doğa ayrımı yapılmaz; bunun yerine ekolojik sistem bir bütün olarak ele alınır.[3]

“Daha iyi bir yarın için bugün savaş.”

Yeşil düşüncenin özgül eksenlerini oluşturan kavramların başında sürdürülebilirlik gelir. Yeşil düşüncenin ikinci özgül kavramsal ekseninin gelecek kuşaklar olduğu söylenebilir. Yeşil düşüncenin üçüncü kavramsal ekseni insanın doğanın bir parçası olduğu fikridir. Yeşil düşüncenin temel kavramsal eksenlerinden dördüncüsü, insan doğa ilişkisinin bozulmasının ekonomik sonucu olan ilerleme ve büyüme saplantısının reddedilmesi ve kalkınma eleştirisidir.Yeşil düşüncenin kavramsal eksenlerinden bir diğeri ekonominin ölçek boyutuyla ilgilidir. İnsani ölçek sorunu, ya da iyi bilinen bir sloganla ifade edersek “küçük güzeldir” anlayışı yeşil düşüncenin vazgeçilmez bir eksenidir. Yeşil düşüncenin diğer kavramsal eksenleri arasında yer alan çevresel adalet, endüstriyalizm, kalkınma yarışı ve ekolojik krizin sebep olduğu küresel eşitsizliklerin farkında olmanın ve bunu sosyal adalet ve küresel adalet ilkeleri çerçevesinde ele almanın bir sonucudur. Yeşil düşünce literatüründe kullanılan belki de en spesifik kavram ise antiendüstriyalizmdir.

“Gezegenimizi kurtar.”

Yeşil düşüncede çeşitlilik kavramının, özellikle de biyolojik çeşitliliğe verilen değerin bir yansıması olarak toplumsal, kültürel ve politik alanlara da uygulanarak merkezi eksenlerden birini oluşturduğunu; yenilenebilir kaynakların sadece fosil yakıtlara ve nükleere dayanan enerji sistemlerinin yeşil alternatifi olarak değil, aynı zamanda sürdürülebilir yaşam için önerilen yeşil ekonomik sistemin temel niteliği olarak da vurgulandığını; yerel ekonomiye, yerel mücadeleye ve yerel toplumsal yapılara verilen değerin de küresel ekolojik krize, ulusal sınırları reddederek verilen yanıt olarak (Rene Dubos’un sloganlaşan “küresel düşün, yerel hareket et” sözünde en özlü ifadesini bulacak şekilde) büyük önem taşıdığını, yeşil düşüncenin özgün kavramsal eksenlerini tamamlamak için eklemeliyiz.[4]


B gezegeni yok.”

Yeşiller Partisi

20. yüzyılın son çeyreğinde çevre hareketlerinin, sosyalist ve kapitalist ekonomik gelişmenin hakimiyetine karşın muhalefet olarak ortaya çıkmış tek siyasal hareket “Yeşiller Partileri”dir. Yeşil düşünce, sorunları çözebilmek için oluşturulmuş klasik anlayışın dışına çıkarak mevcut ekolojik sisteme ve değerlere eleştiriye ağırlık vererek, çevre korumacılığı değil, insanların içinde yaşadıkları doğal, kentsel, toplumsal çevrenin ve bu çevreyle ilişkilerin niteliğinin gelişinin tartışıldığı bir platformdur. Yeşil Partiler’in programlarının temelinde (Özer, 2001:179-181): Ademi merkeziyetçilik, katılımcı demokrasi, karşılıklı yardımlaşma, insana saygı, öz güveni yüksek bireylerin yetiştirilmesi, doğaya saygı ve yaşamın kutsallığı sayılmıştır. Parlamenter demokrasilerde, “yurttaş inisiyatifine dayalı” yeni bir siyasal anlayışın geliştirilmesi imgelenmiştir. Sol ve sağ akımların yeşil harekete bakışı farklılık gösterirken ortak nokta “çevre koruma” olarak nitelendirilmiştir.[5]

Kaynakça:
1. Serhan ÜNAL, “Yeşil Teori” , Uluslararası İlişkiler Teorileri: Temel Kavramlar, (der.) Mehmet Şahin & Osman Şen, Ankara, Kripto Yayınları, 2014, sf: 229.
2. Şükrü ŞİMŞEK, 2016, Türk Dış Politikasında Teori ve Pratik Dersi Yüksek Lisans Makalesi, sf: 5-8.
3. Editör: Ramazan GÖZEN, Özet: Yasin YAYLAR, Uluslararası İlişkiler Teorileri, sf: 21.
4. Ümit ŞAHİN,Yeşil Düşünce, sf: 32-53.
5. Rabia Bahar ÜSTE, Doğanın Siyaset Paradigması: Yeşil Siyaset sf: 43.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.