Ah Frida Kahrolsun – Üstünkörü Frida ve Çarpıcı Yaşamı

Magdalena Carmen Frida Kahlo y Calderón ya da kısaca Frida Kahlo, 6 Temmuz 1907’de  Coyoacán’da doğdu. Kendi doğum tarihini Meksika Devrimi’nin patlak verdiği 1910 olarak duyurmuştur. Böylece çağdaş Meksika ile birlikte anılmak istemiştir. Her zaman Meksikalı kimliğiyle gurur duyarak Amerikanlaşmanın hükmüne karşı durmuştur.

Frida’nın doğduğu yer olan Casa Azul (Mavi Ev) bugün, adına hizmet veren bir müzedir.

Geçirdiği bir otobüs kazasından sonra karnından girip leğen kemiğinden çıkan bir demir direk nedeniyle hayatı boyunca acı içinde yatağa bağlı kalmıştır. Geçirdiği 32 cerrahi operasyonu takiben korse ve gerdirici ekipmanlar gibi destekler kullanmıştır. Bu nedenle çoğu eseri yatağında yapılmıştır. 143 resminden 55’i otoportredir ve fiziksel ve psikolojik yaralarına dair çok çarpıcı örneklemeler içerir.

Frida’nın Alman asıllı babası Guillermo Kahlo Kaufmann tarafından çekilmiş bir fotoğrafı.

Onu resim yapması için cesaretlendiren ailesi, kullanabilmesi için özel bir şövale de yaptırmıştır. Kırık Sütun tablosunda Frida, ekipmanlara rağmen çektiği acıları yürek burkan ama cesur bir dille anlatmıştır. Picasso, Frida’nın işlerinden birindeki göz çizimine hayran kalmış ve sanat camiasının büyük isimlerine önermiştir. Bu isimlerden biri de Diego Rivera’dır.[1]

“Sana onun eşi olmanı değil ama işlerinin hayranı olmanı tavsiye ederim: Acı fakat kırılgan, çelik kadar sert ancak kelebek kanadı kadar ince, güzel bir gülümseme kadar sevilesi ve yaşamın acılığı kadar derin ve zalim.”

Pablo Picasso
Kahlo & Rivera

Frida “hayattaki ikinci büyük kazası” olarak adlandırdığı ünlü Meksikalı ressam Diego Rivera tarafından keşfedildikten sonra ikili yakınlaşmış ve Frida’nın annesinin tüm karşı gelmelerine rağmen 1929’da evlenmiştir. Daha sonra ayrılmış ve 1940’ta yeniden evlenmişlerdir. Bu sırada birçok diğer erkek ve kadınla ilişkiler yaşamıştır.[2]

İki ebeveyni tarafından da Diego’yla olan birlikteliği “fil ve kumru”ya benzetilmiştir. Frida yirmi yaşındayken ona aşık olan Diego’yu, komünist ve şişman olduğu için sevmeyen babası, yine de tıbbi gereksinimlerin karşılayabilecek gücü olduğu için evliliklerini kabullenmiştir.

Kahlo’nun Aklımda Diego tablosu, 1943.
Kaynak: Wikimedia Commons

“Çalışan kadınlardan birinden kabarık etek, bluz ve şal ödünç aldım; ayağımdaki özel aparatı da düzettim ki fark edilmesin. Ve işte evlenmiştik. Düğüne, Diego’ya ‘Kızım hasta ve hayatı boyu hasta olacak. Zekidir ama güzel değildir. İstersen biraz düşün ve yine de istiyorsan evlen.’ diyen babamdan başka kimse gelmedi.”[3]

Frida Kahlo

Ayağı kesildikten sonra doğup büyüdüğü eve tıkılıp kalmış, resimlerine devam ederken bir yandan da Meksika Komünist Partisi’nde etkin rol almıştır. Yaptığı son tablo, Meksika’da ölülerin anıldığı geleneksel bir festival olan Ölüler Günü’nü temsil eden birkaç karpuzun şeklidir. Ölüler Günü inancına göre girintili çıkıntılı kesilen karpuzlar ölüm tarafından tüketilmeyi temsil eder. “Yaşasın Hayat” diye bir not düşer Frida, karpuzlardan birinin üzerine.

Kahlo’nun Yaşasın Hayat, Karpuzlar tablosu, 1954.
Kaynak: Flickr aracılığıyla choores.

13 Temmuz 1954’deki ölümünden yalnızca birkaç gün önce ise günlüğüne şöyle yazmıştır: “Çıkışı neşeyle bekliyorum – ve umarım asla geri dönmem – Frida”. Resmi ölüm nedeni akciğer embolisi olarak kayda geçse de bazıları yüksek doz ilaç alımından yaşamını yitirdiğini söylemektedir. Diego’nun son ihanetinin ardından yüksek ilaç alınımın raporlanması ve otopsi yapılmamış olması nedeniyle ölümünün istemsiz olmamış olabileceği düşünülmektedir.

Kaynakça:
1. PBS, The Life and Times of Frida Kahlo.
2. Frida Kahlo & Contemporary Thoughts.
3. Lisa Waller Rogers (2009), Frida Kahlo’s Other Accident.