Hayal Kırıklığının Sanatı – Sonu Kötü Biten Animeler

Dünya dillerine Japonca’dan geçen “anime” sözcüğü, aslında İngilizce’deki “animation” sözcüğünün “animēshon” (アニメーション) olarak Japonlaştırılmasının kısaltılmışıdır. Kısaca “anime” sözcüğü kökeni dolayısıyla Latince’deki “anima” (ruh, soluk) ve “animare” (yaşam vermek) sözcüklerinden türemiştir.[1] Başka bir deyişle, yıllardır süregelen tartışmaya nokta koyacak bir şekilde anime, animasyon yani çizgi filmdir.

Yetmişli yıllarda pek çoğu sonradan hareketli resimlere uyarlanan mangalar büyük popülerlik kazanmıştı. Günümüzde kendine has tarzıyla tanınan Japon stili animasyon, büyük oranda Osamu Tezuka etkisi altında şekillenmiştir.[2]

Bu yazıda bazı Japon tarzı çizgi filmler eleştirilmektedir. Öykülere dair keyif kaçırıcı ön bilgiler bulunmadığı için rahatlıkla okuyabilirsiniz. Öncelikle başlığın hakkını vererek berbat biten animelere göz atacağız.

1. Sword Art Online
(ソードアート・オンライン, Sōdo Āto Onrain)

Kaynak: BagoGames

Çok yakın bir tarihi öngören sanal gerçeklik hülyası, SAO gibi bir yapımın ortaya çıkışına öncülük etmiş. Artık oyun teknolojisi, yeni çıkan kask benzeri bir aygıt ile sizi sanal bir fiziksel dünyanın içine sokuyor. Kirigaya Kazuto da bu oyunun deneme sürümünü de deneyimlemiş olan seçme oyunculardan biri. Dünyayı kasıp kavuran bu yeni tutkuyu denemek için kaskını başına geçiriyor ve Aincrad’ın büyüleyici Orta Çağ ambiansında buluyor kendini. Yalnız, deneme sürümünde olmayan bir eklenti mevcut… Oyun yöneticisi belirip, yüzüncü bölümdeki son canavarı yenmeden hiç kimsenin oyunu terk edemeyeceğini söylüyor. Ne eğlenceli değil mi?

Tabi oyunda öldüğünüzde gerçek hayatta da kask tarafından yaşam fonksiyonlarınızın sona erdirildiği bu mücadelede, kapanmışlık hırsının insanların bütün psikolojisini nasıl altüst ettiğini görüyorsunuz. Çizim tekniğiyle olduğu kadar hikayesiyle de çarpıcı bir eser.

Gelin görün ki sözgelimi zeka küpü bazı karakterler aynı embesilliği bir daha yapmaktan geri kalmıyor, hayatları pahasına… Aslında bitmesi gereken pek çok yerde yine ve yine tekdüze devam ediyor seri.

2. Elfen Lied/Elf Şarkısı
(エルフェンリート, Erufen Rīto)

Kaynak: Fantazya

“Diclonius” adı verilen ileri düzey insanlar (başlarındaki boynuz benzeri yapıyla tanınırlar) telekinetik güçleri nedeniyle bilim insanlarının dikkatini çekmektedir. Bilhassa insanlıktan izole tutulmaktadırlar. Dicloniuslar’dan biri başından vurulup denize düşene kadar bir laboratuardan kaçmış ve onlarca insanı kan donduran bir şeklide katletmiştir. Yaralı bir halde iki kuzen tarafından bulunur, çıkarabildiği tek ses kedi benzeri bir nidadır.

Anime yalnızca 13 bölümden oluşması dışında başka yönlerden de diğerlerinden kolayca ayrılır – karakterlerin olağanüstü büyük gözlere sahip olması ve içerdiği yüksek derece vahşet gibi. Her nasılsa bir noktadan sonra bu kadar ölüm ve cinsel içerik basit görünmeye başlıyor. Bitişi de biraz öyle aslına bakılırsa. Zira tam olarak nasıl bittiği hala anlaşılabilmiş değil. Karakterlere ne olduğu bilinmiyor. Yoruma bırakılması eleştirilerden pek kurtarmıyor Elfen Lied’i.

Yaygın kanının aksine “lied” İngilizce bir geçmiş zaman değil, Almanca’da lirik şarkı anlamına gelen bir sözcüktür ve “li:d veya li:t” diye okunur.[3] Serinin “Lilium” başlıklı muhteşem bir Latince ilahi müziği bulunmaktadır.

3. Pokémon
(ポケットモンスター, Poketto Monstā)

Kaynak: BagoGames

Üzerinde düşünülmediğinde Pokémon’un anime olduğu pek fark edilmese de tipik özelliklerin neredeyse hepsini gösteren, Japonya’nın en büyük pazar paylarından birini elinde bulunduran bir seridir. İlk olarak oyun piyasasına sürülen ve dünyayı etkisi altına alan Pokémon, Türkiye’de 30 Ekim 2000’de Mersin’de bir oğlan çocuğun ve 13 Kasım 2000’de Kilis’te bir kız çocuğun karakterlerden bazıları olduğunu iddia ederek pencereden düşmesi üzerine, RTÜK tarafından “Çocukların fiziksel, psikolojik ve ahlaki gelişimi üzerinde olumsuz etki oluşturması” nedeniyle yasaklanmıştır.[4] Seri, 1 Eylül 2014 yılında yeniden tam yayına 17. sezondan itibaren başlamıştır.

Hemen hepimizin aşina olduğu cep canavarları, savaşmak ya da evcil hayvan olmak üzere yakalanan ve eğitilen ve Pokémon adı verilen fantastik türlerin dünyasında yaşayan 10 yaşındaki Ash Ketchum’ı anlatmaktadır. Her ne kadar seri yıllarca sürse de Ash Ketchum tuhaf şekilde aynı yaşta kalmıştır. Peki Pokémon’un finalini dehşet kötü yapan şey nedir?

Sanıyoruz ki bunun yanıtı bir finalinin olmayışı! 1997 yılından beri yayını süren seri an itibariyle 23. sezonunu gösterimde tutmakta bulunuyor. Yan seriler dışında toplam bölüm sayısı 1.121.

4. Attack on Titan/Titana Saldırı
(進撃の巨人, Shingeki no Kyojin)

Kaynak: BagoGames

Yeni nesil animelerden Titana Saldırı, ilk sezonun tema müziği olan “Kızıl Ok ve Yay” ile içinizi gıcıklayan bir coşkuyla başlıyor. Baş karakterin adının “Eren” oluşu ve Alman kültürü etkisinde şekillenmesi pek çok açıdan dikkatimizi çekiyor. Oysa bu filmde neredeyse hiçbir şey mantığın raylarına oturmuyor.

Evet, devlerin şehirlere saldırması bu dizideki en mantıklı şey. Çok fazla soru açıklanmadan yoruma bırakılıyor ve bu da öykünün zayıf kalmasına neden olmuş. Örneğin şehir surlarının birkaç kez inşa edildiğini ve devler tarafından yeniden yıkıldığını biliyoruz. Ama ne olup da devlerin, insanlar yeni surları bitirene kadar sabırla beklediğini bilmiyoruz. Ayrıca teknik açıdan da çok ciddi sıkıntılar var. Timlerin kullandığı Üç Boyutlu Manevra Cihazı, gerçek dünyada ölümcül omurga kırıklarına neden olabilecek kadar güçlüdür. Bölümlerin ortasında bu animedeki pek çok şey açıklansa da epik anlatıma odaklanılarak mantık sınırları oldukça dışlanmış durumda.

Tabi ki hayal ürünü bir eserde gerçekçilik aranmamalı. Ancak sorun, çizerlerin sanki her şey mantığa oturacakmış gibi açıklama çabaları. Ne yazık ki animeyi berbat yapan bu bile değil. Sonunun herhangi birinin eliyle yazılmış gibi, bütün yaşananları boşa çıkararak bitmesi. Karakterler ölmeleri gereken yerde defalarca dirilip hiçbir neden yokken göz açıp kapayıncaya kadar paramparça oluyor.

Dizinin sonu henüz gelmedi ama gidişat bizi pek de şok etmeyeceğini öngörüyor.

5. Avatar: The Legend of Korra/Avatar: Korra Efsanesi

Kaynak: Nickelodeon

Büyük olasılıkla listede olması en tartışmalı çizgi film bu olacaktır. Zira anime hayranları arasında yıllardır süregelen bir tartışma Avatar serisinin anime olup olmadığı. Bazı kesimler animenin Japonya’da üretilmesinin zorunlu olduğunu söylerken, bazıları ise animenin bir marka değil tarz olduğunu savunmaktadır. İlk serisine de değinilecek olan yapıtın anime olduğuna[5] ya da olmadığına[6] karar vermeyi size bırakıyoruz. Çünkü biz bu içerikte bunu tartışmadan seriye yer verdik.

Yeni Avatar olarak kutsanan (ya da lanetlenen) Korra, her ne kadar elementlerin çoğunu yönlendirme konusunda olağanüstü bir ustalık gösterse de son derece zayıf bir irade taşıyor. Bugüne kadar ekranlarda izlediğimiz en çarpıcı kötü karakterlerden bazılarına da sahip olan serinin aslına bakılırsa finaliyle birlikte işleyişinde de bazı aksaklıklar bulunuyor. Korra pek çok Avatar’ın aksine zaten çoğunlukla barış dolu -ya da hiç yoktan barış tahsis edilebilen- bir dünyaya doğuyor. Giderek büyüyen ve çözülmesi gereken sorunların çoğuna kendisi neden oluyor ve hem kendi hem de tüm insanlığın kaderini, dikkatsizlikleri nedeniyle karanlığa teslim ediyor. Neden kahraman ilan edildiğini anlayamıyoruz bir bakıma. Yine de Avatar izleyicisinin kafasını kurcalayan tonla soruya yanıt veren unutulmaz bir animedir.

6. Death Note/Ölüm Defteri
(デスノート, Desu Nōto)

Kaynak: Wikimedia Commons

Death Note, listedekilerin tamamından daha kült bir animedir. Sinemaya uyarlanan akıl almaz kötü sürümü bir kenara, animeye başlayan ya da çevresi Japon kültürünün bu boyutunda gelişen hemen herkesin beğeniyle izlediği bir yapıt. Bu listede olması ise oldukça tuhaf gelebilir, zira kendisi gerçekten de bugüne kadar izlediğimiz en başarılı yapıtlardan biri.

Ölüm Melekleri Diyarı’nda Ryuk adında bir melek yaşamaktadır. Yaşadığı diyarın giderek yozlaştığını ve tembellikle dolduğunu düşünmekte ve canı sıkılmaktadır. Biraz eğlence olması için Ölüm Defteri’ni insanların dünyasına düşürmeye karar verir. Bu sırada Japonya’da yaşayan Light Yagami, ülke çapında başarılı bir öğrencidir – dünyanın giderek yozlaştığını ve kötülerle dolduğunu düşünmektedir. Ders sırasında gökten düşen defteri fark eder, daha sonraysa onu alır. Üzerinde kullanım talimatları ve kuralları yazan bu defter, adının yazıldığı kişiyi belirlenmiş bir zaman dilimi ve mantık çerçevesinde betimlenmiş teknikler dahilinde öldürebilmektedir. Ancak defter sahibinin kişinin tam adını ve yüzünü bilmesi gerekmektedir. Light, defteri dünyaya adalet getirmek amacıyla kullanmaya karar verir.

Öte yandan çevresinde tanıklık ettiği suçluların birdenbire kuşkulu ölümleri, küresel polis teşkilatlarının dikkatini çeker. Gezegenin en iyi dedektifini, internet aleminde “Kira” (“Killer” sözcüğünün Japon aksanıyla telaffuzu) olarak bilinen yeni dünyanın katil tanrısını yakalamak üzere görevlendirirler. Herkesin “L” olarak tanıdığı bu dedektifin yüzünü hiç kimse bilmemektedir. Dizi de zaten bir zanlı ve dedektif arasında geçen cilveli oyunlara tanıklık ettiğimiz bir yapıt.

Ama ne yazık ki bitişi, serinin bizi soktuğu havadan beklenmeyecek kadar normal. Zaten akıl oyunlarıyla dolu olan animasyonun finalini o kadar da hayrete düşürmeyecek bir hata üzerine kurması beklentiyi aşırı yükselten Death Note’un zevkine gölge düşürüyor.

7. Full Metal Alchemist: Brotherhood/Çelik Simyacı: Kardeşlik
(鋼の錬金術師, Hagane no Renkinjitsushi)

Kaynak: Flickr

Bizim boyutumuzdaki teknolojiden ziyade simyanın ve okült sanatların ilerleme kaydettiği bir evrende yaşanan hükümdarlık mücadelesini anlatan benzersiz bir yapıt. Çok fazla karakter içermesine rağmen keskin ve karakteristik özellikleri nedeniyle her birini anında tanıyor hale geliyorsunuz. Neden oldukları dehşet verici bir hatayı telafi etme çabasını izlediğimiz Elric kardeşlerin yürek burkan orijinal öyküsünün genişletilmiş ve detaylandırılmış sürümü denilebilir. İlk serinin uzatması gibi görünse de birçok dönüm noktası ve bazı kişilerin ölümleri çok daha farklı işlenmiş. Çoğu hayranı tarafından başlangıç serisinden çok daha üstün tutulmaktadır.

İçeriğe listenin aşağılarında yer alan orijinal seride yer verileceğinden konusuna pek değinmiyoruz. Mutlu denilebilecek bir sonla biten Çelik Simyacı, üzerinde düşünüldüğünde umulandan fazla eleştiri getirebiliyor. Örnek olarak gerçek ya da efsanevi ve tarihi kişiliklerden yola çıkan karakter ve öyküler, haddinden fazla abartılarak hayal gücünü olduğundan daha basite indirgeyebiliyor. Sonundaki kavuşmalar yine izleyici yorumuna bırakılmış.

Bütün olumsuz yorumlar bir kenara, sonu gerçekten tatmin edici biten ve yıllarca hatırlarımızdan silinmeyen, sonunu bekleyemeden yine ve yine izlediğimiz bir-iki anime de yok değil. Liste buradan sonra güzellemelerle devam edecektir.

Full Metal Alchemist/Çelik Simyacı
(鋼の錬金術師, Hagane no Renkinjitsushi)

Kaynak: BagoGames

Devam serisinin zengin ve duygu yüklü hikayesinin yanında bir nebze zayıf kalsa da, duygusal yönleri aslında daha keskin saplanan bir anime Çelik Simyacı. Orijinal öykünün ne kadar doğru ve güzel ilerleyip bittiğini, karakterlerin bu kadar kısa bir aralıkta nasıl bu kadar tutarlı işlenebildiğini ancak ikinci izlemede fark edebiliyorsunuz. Devam serisinde yer alan yabancı karakterlerin olmadığı, ama Dante gibi daha olgun ve çarpıcı karakterlerin yer aldığı yalın ve tadından yenmez bölümlerin tadını çıkarıyorsunuz.

Aslen simyacı olan ve bir gün onları terk eden babalarının izinden giden Edward ve Alphonse Elric kardeşler, yitirdikleri annelerini diriltmek için kendi çaplarında denedikleri bir simya formülünün başarısızlığı nedeniyle neredeyse hayatlarından olur. Edward bir kol ve bacağını kaybeder, Alphonse’un ruhu ise dev bir zırh içinde yaşamaya mahkum olur. Annelerini geri getirmenin olanaksızlığını kavrayan ve bu pişmanlığı yüreğinde taşıyan kardeşler, bedenlerini geri alabilmek için efsanevi felsefe taşının peşine düşer.

Deneyimli bir Çelik Simyacı hayranı, size ilk serinin neden ikincisinden daha iyi olduğunu saatlerce açıklayabilir.

Avatar: The Last Airbender/Avatar: Son Hava Bükücü

Kaynak: Sketchport

Anime olsun olmasın, tahminimizce istisnasız herkesin beğenisini kazanmış olan Avatar: Son Hava Bükücü; pişmanlık, dostluk, bağışlama, tutku, arkadaşlık, azim ve adaletin hiç zorlama olmayan, insancıl biçimde anlatıldığı ve sizi bir anda ortasına alan mükemmel bir eser. Dört elementi temsil eden ulusların yaşadığı dünyada “bükücü” adı verilen insanlar vardır ve sıradan olmayışlarının tek nedeni ait oldukları ulusun elementine hükmedebilmeleridir. Bir kişi yalnızca bir elementin hakimi olabilirken Avatar denilen ve her öldüğünde yeniden doğan bir “ruh” dört elemente de yön verebilmektedir. Yine de amacı insanlar ve ruhlar arasındaki dengeyi sağlamak olan Avatar’ın, her yeniden doğduğunda, geçmiş yaşamlarının da yardımıyla dört element üzerinde yeniden ustalaşması gerekmektedir.

Hava Gezginleri’nden küçük keşiş Aang, kendisinin Avatar seçildiğini anladıktan sonra korkarak Güney Hava Tapınağı’ndan kaçar ve bu sırada bir fırtınaya yakalanarak uçan bizonuyla birlikte okyanusa dökülür. Bir kurtulma refleksi sonucu kendinin ve bizonun çevresindeki suyu buza çevirir. Bu sırada emperyal düşleri bulunan Ateş Ulusu’nun kralı, sırayla her ulusta yeniden doğan Avatar’ın bir hava gezgini olacağını bildiği ve kendi hükum dünyasına taş koyacağını düşündüğü için tüm hava tapınaklarını yerle bir eder. Aang, bir tesadüf eseri Güney Su Kabilesi’ndeki iki kardeş tarafından bir buzdağı içerisinde bulunana kadar, onun yüz yıllık yokluğunda Ateş Ulusu’nun dünyaya yaptıklarından habersizdir.

Korra’nın aksine Aang bir nevi sorunlar içerisine doğar ve bütün zamanını bunları cesaret, adalet ve daha da önemlisi insancıl yollarla çözmek için geçirir. Takım arkadaşlarının desteğiyle dünyayı yeniden inşa etme çabasını izlediğimiz nefes kesici ve esprili bir dille anlatılan bu seri, ölmeden önce mutlaka izlenilmesi gerekenlerden.

Ōban Star-Racers/Ōban Yıldız Yarışçıları
(オーバン・スターレーサーズ, Ōban Sutā Rēsāzu)

Kaynak: zerochan

Anime listelerinde kolay kolay bulamayacağınız benzersiz bir eser. Düşman bir uzaylı ırkı olan Croglardan kurtulmak için insanlığın tek umudu yalnızca on bin yılda bir Ōban gezegeninde yapılan galaksilerarası yıldız yarışını kazanmaktır. Çünkü yarışın kazananının alacağı ödül, bir dileğin gerçekleşmesidir. Bu yarış, kainatın mutlak hükümdarı Avatar (bu seferki bükücü değil) tarafından gerçekleştirilmektedir.

Don Wei, çok büyük bir yıldız pilot koçudur ve eşi Maya muhteşem bir pilottur. Ancak uzaylı bir ırkla yapılan dostluk yarışı sırasında bir kaza meydana gelir ve Maya’nın yıldız gemisi pistte alev alır. Bu acı kaybın ardından yıkılan Don, tek çocukları olan Eva’yı zalim bir yetimhaneye bırakır. Kahramanımız Eva, yetimhaneden kaçarak babasının hangarına gider. Onu tanımayan ve bir teknik eleman eksiği olan Don Wei’e kendini Molly olarak tanıtır ve cesaret eseri kendini efsanevi Ōban Yarışı’nın temel ekibi olan Dünya Takımı içerisinde bulur. Hızlı gelişen bir yıldız pilot sakatlığı nedeniyle Dünya Takımı’nın yıldız gemisi olan Wheezing Arrow’un sürüş koltuğuna Molly oturacaktır.

Bir Fransız-Japon animesi olan bu seride sözü edilen yarışta çok antik bir ırkın tek yaşayan üyesi, Crogların yok ettiği gezegenini yeniden inşa etmek isteyen bir savaşçı, barış dolu bir ulusun genç ve cesur prensi, bizzat Croglar, yalnızca dişi bireylerden oluşan bir ırktan gelen ve nedense Amerikan dublajında kardeş olarak gösterilen agresif bir lezbiyen çift, kendisini yıldız gemisine dönüştürerek yarışan gizemli bir yaratık, gücünün Avatar’ınkine eşit olduğu sanılan mistik bir varlık, bilgisayar virüsü gibi son derece ilginç karakterler ve hatta Avatar’ın yaveri yer alıyor. Serinin en güzel yanı yalnızca ana karakterlerin değil, yardımcı rollerin öykülerinin son derece detaylı ama sıkmadan, bütün duygusal yönleriyle işlenmiş olması. Eski ve az bilinen bir anime olması nedeniyle keşfettiğiniz anda yüreğinizde taht kuracak olan bir yapıt.

Kaynakça:
1. Etymonline
2. Asahi
3. Wikipedia
4. Bulbapedia
5. CBR
6. The Boba Culture

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.