Palmiyelere Bir Selam – Balear Adaları

İspanya, düzenli olarak her yıl, en fazla turist çeken bölgelerden biri olarak listeleniyor. Aslına bakılırsa turist kitlesinin Avrupa dışında kalan büyük kısmını eski Latin Amerika kolonileri oluşturuyor. Diğer Akdeniz ülkelerine kıyasla daha ucuz olan pazarı, muhteşem plajları ve huzuruyla listede olmayı hak ediyor mu?

Balear Adaları, Batı Akdeniz’de yer alan, bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda takımadaya verilen isim. Dilleri Katalonca’ya çok yakın olmasına rağmen kendilerini ayrı bir toplum olarak görüyorlar. İspanyol bayrağını pek çok bölgede olduğu gibi çoğunlukla armasız kullanıyorlar.

Zirvelerden bir Minorka görüntüsü.

Minorka, bölgenin kuzeybatısında yer alıyor. Ulaşım çoğunlukla deniz yoluyla sağlanıyor. Limana vardığınızda gözünüze çarpan ilk şey, kayalıklar ve taş duvarlar üzerine yerleşmiş, estetik değerden uzak eski evler görmek olacaktır. Hava kapalıysa yeşil, güneşliyse turkuaz yanar dönerli dalgalar sizi karşılayacak. Hava genelde kafasına göre açılıp kapanıyor. Dar sokaklar çoğunlukla gölgeli.

Adalar içinde en sempatiği denilebilir. Sessiz, çok kalabalık değil. Yerli halk limana yaklaşan ünlü kruvaziyer firmalarının gemilerini tanıyor. Arnavut kaldırımlara karşı ayakkabı seçimine dikkat edilmeli. Merkeze ulaşmak için yokuş çıkmanız gerekiyor. Daha güzel kumsallar için batı ya da güneye gitmelisiniz. Kurak izlenimi verse de şaşırtıcı derecede yeşil bir ada. Deniz, kayalıklar ve palmiyelerle ilginç kareler yakalanabilir. Tabi arabalar bütün atmosferi bozacaktır.

İbiza yalnızca partili geceleriyle değil, güneşli gündüzleriyle de biliniyor.

Ünlü İbiza, Balear aslarının en küçüğü. Diğerlerinden çok daha kolay uçuş bulabilirsiniz. Tek havaalanı var gibi, çünkü bütün uçaklar aynı yerden kalkıyor. Her on beş dakikada bir hava araçlarının motor seslerini duyuyorsunuz. Epey alçak uçuyorlar. Kumsalda güneşlenirken huzurunuzu hiçe sayabilirler.

Kumsal demişken, İbiza beklentilerin birkaç hayal kırıklığı altında kalır. Son derece kalabalık ve ünlü plajlar olduğu gibi, iki otelin şezlong setleri arasına sıkışmasına rağmen oldukça yalnız, oldukça sessiz plajlar da var. Bunlar adanın karşıt taraflarındadır. Dolayısıyla sınırlı bir zamanınız varsa, birini seçmeniz gerekli. Hangi plaja gittiğiniz çok önemli değil; ayaklarınıza dolanan kuru yosunlar deniz keyfinizin mutlaka içine edecektir. Aslında bu bir Batı Akdeniz klişesi. Sözkonusu İbiza olduğunda kıyıya vurmuş kahverengi yosun ölüleri arasında hapsolabilirsiniz. Safir gibi pırıl pırıl beklediğiniz deniz oldukça dalgalı ve dibi görünmeyen bir deneyimle size kucak açabilir. Çoğunlukla zencilerin oluşturduğu yasadışı göçmen grubu size zorla havlu satmaya çalışabilir.

İç kesimlerde bu takımadaların sembolü olan geko motifine rastlayabilirsiniz. Çok uygun fiyatlı mağazalar olduğu gibi, tasarım ürünler satan mağazalar da var. Lütfen neon rengi atlet almayın.

Parti insanıysanız ve İbiza sizin geceyarısı düşünüzse, burası biraz yoruma açık. Hoş tekno müziklerin çaldığı barlarla dolu yollar var. Ama gittiğiniz her mekanın konser salonuna dönmesini beklemeyin.

Mayorka’da göz alabildiğine tekneler.

Takımadaların en büyüğü ve en ihtişamlısı ise Mayorka. Limanları zengin ya da orta gelirli vatandaşların (ya da denizaşırı gelenlerin) lüks ya da yarı lüks tekneleriyle dolu. Çok kalabalık bir otopark gibi, göz alabildiğine tekne var. İkinci fark edeceğiniz şey bu. İlki ise adanın anakaradan bir farkının olmayışı. Size geliri oldukça yüksek bir yer izlenimi veriyor. Bunda yoldaki araba modellerinin ve insanların eğlence düşkünlüğünün de payı var. Ama aslında pahalı bir yer sayılmaz. Deniz kıyısındaki barlara oturmayacaksanız tabi.

Adadaki garsonlar ve taksiciler, İspanya genelinde olduğu gibi %10-15 kadar bahşiş beklerler. Zorunlu değildir, iyi hizmet ettiklerinde verilmesi inceliktir. Örnek olarak €12 tutan bir taksimetre için  €2 bahşiş oldukça yeterlidir ve hoş karşılanır. Bazıları ısrarla yuvarlak bir hesaba (€15) çekmeye çalışabilir. Taksilerin çoğunda kart geçmektedir, binmeden önce sorabilirsiniz. Pos cihazlarında zaman zaman arıza olabilir. Bu konuda sizi önceden uyaracaklardır. Taksiye binmek yerine denizde ya da karada turist otobüslerini kullanabilirsiniz. Hemen hemen aynı fiyata turistik yerlere yolculuk eder, istediğiniz durakta inersiniz.

Pek çok dünyaca ünlü sanatçı ve düşünürün zaman harcadığı bir adadır. İlginizi çekerse araştırabilirsiniz. Size semitik bir metropol yaşamı sunuyor. Sözü geçenler arasında en çok zaman harcanılarak gezilmesi gerekendir.

Ulaşımının Türkiye’den çok da kolay ya da ucuz olmadığı bu yerlere bir fırsat yakalarsanız gitmelisiniz. Barselona ya da Tarragona gezinize ekleyebilirsiniz. Beklentinizi yüksek ya da çok alçak tutmayın.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.